AU TR
Autr

Autr

1 gün önce

2026'nın İlk Günlerinde Ekonomi ve Sosyal Gündem: Emeklinin Beklentisi, Esnafın Zorlu Mücadelesi ve Otomotiv Sektöründeki Küresel Rekabet



Emeklilik Sistemindeki Eşitsizlikler ve Esnafın Prim Günü Mağduriyeti Gündemde
2026 yılına girilirken, Türkiye'de emeklilik ve sosyal güvenlik konuları gündemdeki yerini koruyor. Özellikle 2024 ve 2025 yıllarında EYT kapsamında emekli olanlar arasında ortaya çıkan yaklaşık yüzde 30'luk maaş farkı, birçok emekliyi mağdur etmiş durumda. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın bu farkın telafisi için başlattığı çalışmalar, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile yapılan görüşmelerde bütçe yükü nedeniyle henüz somut bir düzenlemeye dönüşemedi. İlk defa 8 Eylül 1999 sonrası sigortalı olan memurların 60, Bağ-Kur'luların ise en az 58 yaşında ve belirli prim günleriyle emekli olabileceği belirtilirken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) çalışanların yurt dışı borçlanma imkanları da detaylandırıldı. Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken ise, esnafın uzun süredir devam eden "7200 prim günü mağduriyeti"nin giderilmesi beklentisini vurguladı.

Esnafın Mali Yükleri ve Haksız Rekabet Tepkisi Sürüyor
Esnaf ve sanatkârlar için 2025'in mali açıdan zorlu bir yıl olduğunu belirten TESK Başkanı Palandöken, 2026'dan en büyük beklentinin sosyal güvenlik alanındaki sözlerin yerine getirilmesi olduğunu ifade etti. Palandöken, perakende sektöründeki haksız rekabetin önlenmesi adına Perakende Yasası'nın güncellenmesi, zincir marketlerin haftada bir gün kapatılması ve belirli ürün gruplarına satış sınırlaması getirilmesi gibi adımların aciliyetine dikkat çekti. Ayrıca kira stopajı uygulamasının çift yönlü vergi yükü oluşturduğunu ve enerji maliyetlerinin dükkan kiralarını aşan seviyelere ulaştığını belirterek, KDV oranlarındaki adaletsizliğin giderilmesi gerektiğini vurguladı.

Küresel ve Türkiye Piyasalarında Yeni Yıl Dalgalanması
2026'nın ilk işlem günlerinde New York borsası karışık bir seyir izledi; Dow Jones ve S&P 500 yükselirken, Nasdaq sınırlı bir düşüş kaydetti. Analistler, ABD Merkez Bankası (Fed) para politikasının ve yeni Fed Başkanının piyasalar üzerindeki belirleyici etkisini vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump'ın döşemeli mobilya ve mutfak dolapları gibi ürünlere uygulanacak ek tarife artışlarını bir yıl ertelemesi, ilgili sektör hisselerinde yükselişe neden oldu. Çip üreticileri Nvidia ve Micron Technology de değer kazandı, ancak Tesla'nın teslimat düşüşü hisselerini olumsuz etkiledi. Küresel piyasalarda jeopolitik gerilimler (ABD-Venezuela, Rusya-Ukrayna, Çin-Tayvan) risk iştahını törpülerken, altın ve gümüş geçen haftayı satış baskısı altında tamamladı. Türkiye piyasalarında ise BIST 100 endeksi yüzde 1,81 değer kazanarak haftayı tamamlarken, altın değer kaybetti ve Dolar/TL kuru yüzde 0,3 artışla 43,0380 seviyesinde haftayı kapattı.

Otomotiv Sektöründe Çin Dominasyonu ve Türkiye'nin İhracat Gücü
Küresel otomotiv sektörü, pazar dinamiklerinin doğu ve küresel güney pazarlarına kaymasıyla büyük bir dönüşüm yaşıyor. Çinli otomobil üreticisi BYD, 2025 yılında elektrikli araç satışlarında Tesla'yı geride bırakarak dünyanın en çok elektrikli araç satan şirketi unvanını elde etti. Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Yakup Birinci, Çinli üreticilerin E-Drive ünitesi ve batarya maliyetlerinde önemli avantajlara sahip olduğunu, ayrıca araç geliştirme döngülerinin Avrupa'ya göre iki kat daha hızlı olduğunu belirtti. Avrupa hafif araç üretiminde düşüş beklentisine rağmen, Türkiye otomotiv tedarik sanayi 2025'in ilk 11 ayında yaklaşık 14,47 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek küresel rekabetin yoğun olduğu bu dönemde dayanıklılığını ve uluslararası pazardaki konumunu koruduğunu gösterdi.