AU TR
Autr

Autr

1 gün önce

Küresel Gerilimler ve Yeşil Ekonomi Yükselirken, Türkiye Ticarette ve Ulaşımda Rekorlara İmza Attı: E-ticarette Yeni Dönem Başladı

Gerek küresel arenada yaşanan derin jeopolitik gerilimler gerekse ülke içinde kaydedilen dikkat çekici ekonomik ve sosyal gelişmeler, 7 Ocak 2026 tarihli gündemi şekillendiriyor. ABD'nin Venezuela'ya yönelik adımları ve Çin ile Japonya arasındaki ticaret çatışmaları uluslararası ilişkilerde tansiyonu yükseltirken, Türkiye, havayolu ve otomotiv sektörlerinde tarihi rekorlara imza attı. Aynı zamanda, e-ticaret gümrüklerinde başlayan yeni dönem ve yeşil ekonominin yükselişi, hem yerel hem de küresel perspektifte önemli başlıklara işaret ediyor.

Türkiye Ekonomisi: Rekorlar, Düzenlemeler ve Yeni Gelişmeler
Ticaret Bakanlığı'nın aldığı kararla, sınır ötesi e-ticaret platformlarından gelen ürünlere yönelik gümrük muafiyeti tamamen kaldırıldı ve ek vergiler getirildi. Özellikle ürün güvenliği endişelerinin artmasıyla, 1 Şubat 2026'dan itibaren yurt dışından yapılan tüm e-ticaret alışverişlerinde "Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi" uygulaması sona erecek. Bu düzenleme, daha önce 150 Euro'dan 30 Euro'ya düşürülen muafiyet sınırının ardından, oyuncak, ayakkabı ve saraciye gibi riskli ürün gruplarını da kapsayan geniş bir uygulamayı beraberinde getiriyor. Ancak tedavi amaçlı ilaç ve takviyelerde 1.500 Euro'ya kadar muafiyet devam edecek. 2025 yılı, Türkiye ekonomisi için birleşme ve devralma işlemlerinde 13 yılın zirvesine ulaşıldığı bir dönem oldu. Rekabet Kurumu raporuna göre, toplam 466.1 milyar TL (11.81 milyar dolar) işlem hacmi gerçekleşirken, yabancı yatırımcıların ilgisi dikkat çekti; Almanya 9 işlemle lider konumda yer aldı. Öte yandan, Goldman Sachs ekonomistleri Türkiye için yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 20 olarak korurken, çekirdek enflasyon ivmesinde kademeli bir gevşeme gözlendiğine işaret etti. Finans sektöründe ise Londra merkezli Revolut'un Türkiye pazarına girmek için dijital banka FUPS'u satın alma görüşmeleri devam ederken, Borsa İstanbul'da manipülasyon iddialarıyla 17 şüpheli gözaltına alındı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, 2025 yılında havayolu yolcu trafiğinde Cumhuriyet tarihinin rekorunun kırıldığını açıkladı. Yıl boyunca 247 milyondan fazla yolcuya hizmet verilirken, uçak trafiği yüzde 9,3 artış gösterdi. İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı da yolcu sayılarında önemli artışlar kaydetti. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre 2025, 1.3 milyon adedi aşan satışlarla otomotiv pazarında da rekor yılı oldu. Renault, 144.331 adet satışla pazar lideri olurken, yerli otomobil TOGG 39.020 adet satışa ulaştı. Piyasalar cephesinde, 7 Ocak 2026 itibarıyla dolar 43.05 TL, Euro 50.38 TL ve Sterlin 58.21 TL seviyelerinden işlem görüyor. Yıllık bazda dolar yüzde 21.85, Euro yüzde 37.84, Sterlin ise yüzde 31.85 değer kazandı. Altının ons fiyatı 4.444 dolar seviyesinde seyrederken, gram altın 6.156 TL'den işlem görerek son bir yılda yüzde 104.63 değer kazancı yaşadı.

Küresel Sahnedeki Jeopolitik Çalkantılar ve Güç Mücadelesi
Uluslararası gündemin önemli maddelerinden biri, ABD'nin Venezuela'ya yönelik hamleleri oldu. ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Venezuela lideri Nicolas Maduro'yu kaçırmasıyla tırmanan gerilim, petrol fiyatlarını düşürürken, ABD'nin Venezuela'dan Çin ve Rusya ile ilişkilerini kesme talebi jeopolitik tansiyonu artırdı. Venezuela'nın devasa petrol ve doğal gaz rezervleri, küresel enerji piyasasının geleceğinde kritik bir rol oynamaya devam ediyor. İsviçre'nin Maduro ve yakınlarına ait varlıkları dondurması, ülkenin geçmişte yaşadığı ekonomik krizi aşmak için İsviçre'ye gönderdiği milyarlarca dolarlık altın sevkiyatlarını tekrar gündeme getirdi. Teknoloji ve ticaret savaşları da küresel arenada öne çıkan başlıklardan. ABD ve Çin arasındaki yapay zeka rekabeti zirveye ulaşırken, Meta'nın Çin menşeli yapay zeka platformu Manus'u 2 milyar dolara satın alma planı Çin düzenleyicilerinin incelemesine takıldı. Manus'un Pekin'den Singapur'a taşınması ise "Singapur yıkaması" olarak adlandırılan yeni bir stratejiyi gözler önüne serdi. Asya'da ise Çin'in Japonya'ya yönelik askeri kullanım potansiyeli olan ürünlere ihracat kontrolü kararı, iki ülke arasındaki gerilimi daha da derinleştirdi. Bu önlemler, Japonya'nın Çin'den ithal ettiği çift kullanımlı ürünlerin yüzde 40'ından fazlasını etkileme potansiyeli taşıyor ve özellikle nadir toprak elementleri tedarik zincirinde büyük endişelere yol açıyor. ABD'nin bir diğer stratejik hamlesi ise Grönland'ı "işgal değil satın alma" hedefi oldu. Başkan Trump'ın ulusal güvenlik gerekçeleriyle bu adımı savunması, Grönland'ın "satılık olmadığını" belirten yerel yönetimlerin tepkisiyle karşılaştı.

Sosyal Haklar ve Kamu Personeline Yönelik Düzenlemeler
Vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimi konusunda önemli bir gelişme yaşandı. BAĞ-KUR prim borcu olanlar ile Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borcu bulunanların sağlık hizmetlerinden yararlanması için tanınan süre, Cumhurbaşkanı kararı ile 31 Aralık 2026 tarihine kadar uzatıldı. Böylece bu vatandaşlar ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler, Sağlık Bakanlığı ve devlet üniversitesi hastanelerinden faydalanmaya devam edebilecek. Kamu personeline yönelik ise Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni tebliğle, 2026 yılına ait devlet memurları ve sözleşmeli personelden alınacak öğle yemeği bedelleri belirlendi. 15 Ocak 2026'dan itibaren geçerli olmak üzere, memurlardan günlük 12,86 ile 52,46 lira, sözleşmeli personelden ise 15,65 ile 62,71 lira arasında öğle yemeği bedeli tahsil edilecek.

Geleceğin Ekonomisi: Yeşil Dönüşümde Çin Liderliği
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından yayımlanan bir rapor, yeşil ekonominin küresel büyümenin en güçlü motorlarından biri haline geldiğini ortaya koydu. Mevcut değeri 5 trilyon doları aşan sektörün, 2030 yılına kadar yıllık 7 trilyon dolarlık hacmi geçmesi bekleniyor. Rapora göre yeşil ekonomi, son on yılda teknoloji sektörünün ardından en hızlı büyüyen ikinci sektör oldu. Güneş enerjisi ve lityum pillerin maliyetlerinin yüzde 90, açık deniz rüzgar enerjisinin maliyetlerinin ise yüzde 50 oranında azalmasıyla, küresel emisyon azaltımı için gerekli çözümlerin yüzde 55'i artık geleneksel yöntemlerle rekabet edebilir durumda. Çin, temiz enerjiye yaptığı 659 milyar dolarlık yatırım ve 2030'a kadar dünyadaki yeni yenilenebilir enerji kapasitesinin yüzde 60'ından fazlasını tek başına gerçekleştirme hedefiyle bu yeşil dönüşümün liderliğini üstleniyor.