Autr
3 hafta önce
Davos 2026’da Yeni Dünya Düzeni: Barış Diplomasisi ve Türkiye’nin Ekonomi Rekoru
Davos'ta Barış Rüzgarları ve Diplomatik Dönüşüm
İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu, küresel siyasetin ve ekonominin yeniden şekillendiği tarihi anlara sahne oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın liderliğinde oluşturulan "Barış Kurulu", Gazze ve Ukrayna krizlerini sona erdirmek adına en kapsamlı diplomatik adımlardan birini attı. Zirvede, geleneksel çok taraflı ittifakların yerini daha pragmatik ve çıkara dayalı iş birliklerinin aldığı vurgulanırken; Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin hem bölgesel barışta hem de küresel dengelerde üstlendiği yapıcı role dikkat çekti.
Türkiye Ekonomisinde Rezerv Rekoru ve Faiz Hamlesi
Küresel diplomasideki bu hareketlilik, Türkiye ekonomisinden gelen tarihi verilerle desteklendi. Merkez Bankası brüt rezervleri, tarihinde ilk kez 200 milyar dolar sınırını aşarak 205,2 milyar dolara ulaştı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, finansal istikrarın güçlendiğini ve risk priminin düştüğünü belirtirken; Merkez Bankası yılın ilk toplantısında politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 37'ye çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise ekonominin 21 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü ifade ederek, istihdam ve ihracattaki rekorların süreceği mesajını verdi.
Yapay Zeka ve Geleceğin Fabrikaları Sahne Alıyor
Teknoloji dünyasının öncü ismi Elon Musk, Davos’ta yaptığı açıklamalarda yapay zekanın önümüzdeki beş yıl içinde tüm insanlıktan daha akıllı hale gelebileceğini öngördü. Tesla’nın insansı robotu "Optimus"un gelecek yıl sonunda satışa sunulabileceğini belirten Musk, geleceği "bolluk dönemi" olarak nitelendirdi. Bu teknolojik dönüşümün Türkiye ayağında ise Ford Otosan’ın Yeniköy fabrikası, Sanayi 4.0 standartlarındaki başarısıyla Dünya Ekonomik Forumu tarafından "Geleceğin Fabrikası" seçilerek küresel bir referans noktası haline geldi.
Küresel Piyasalarda Büyüme ve Borç Dengesi
Batı cephesinde ABD ekonomisi, 2025’in üçüncü çeyreğinde yüzde 4,4 ile beklentilerin üzerinde bir büyüme sergileyerek son iki yılın en güçlü performansını kaydetti. Ancak Avrupa Birliği tarafında artan kamu borcu ve bütçe açıkları, ekonomik kırılganlıkların devam ettiğini gösterdi. Uzmanlar, ülkeler arasındaki ekonomik bağımlılığın bir "silah" olarak kullanılmaya başlandığı bu yeni dönemde, yatırımcıların daha temkinli ve içe dönük stratejilere yöneldiğini ifade ediyor.