Günün Konuları (154)
Çin'den ASML rakibi: Yerli litografi makinesi üretimi başladı, ilk teslimatlar 2026'da
Altın talebindeki küresel yükselişin arkasındaki temel neden: Batı'ya güven kaybı
ABD'den Çin'e Karşı Küresel Ekonomik Sınırlama Hamlesi: 50'den Fazla Projeye 340 Milyon Dolar
Citadel'den Fed'e sürpriz faiz artışı sinyali
Yatırımcılar Fonlara Koşuyor: Haftanın En Çok Kazanan Fonları
Gıda Enflasyonundaki Yavaşlama Tüketici Davranışlarını Normalleştiriyor: Alışveriş Sepetleri Genişliyor
Euro, Fed'in beklenmedik faiz artırımı spekülasyonları altında eziliyor
Motorin fiyatlarında 1 lira 30 kuruş indirim: Piyasalara olası yansımaları neler?
Almanya iş dünyası güveni beklentilerin üzerine çıktı
2026 İkinci Çeyrek Bilanço Beklentileri: Sektörler Arası Kârlılık Farkları Belirginleşiyor
Musk'ın tünel şirketi için dev yatırım planı: Servet erirken 4 milyar dolar hedefi
Fındık Üreticisinden Piyasayı Geçen Sezona Göre Yüzde 33 Artışla Karşılayan Fiyat
Porsche'de Buyuk Kuculme: Cin Krizi 9 Bin Koltugu Ortadan Kaldiriyor
Yapay Zekâ Güvenliğinde Yeni Dönem: Nvidia Liderliğinde 37 Şirketten Açık Kaynak İttifakı
ABD'den Türk Tekstil Sektörüne Yeni Gümrük Vergisi ve Rekabet Dezavantajı
50 Yılda Kurulan Rekabet Gücü Üç Yılda Eriyebilir: Sanayisizleşme Riski Büyüyor
Göbeklitepe'den Arslantepe'ye: Turizmde Yeni Bir Rota Potansiyeli Doğuyor
Domates Ürünlerinde Menşe Etiket Yanılgısı: Büyük Marketlerin Ürünleri Aslında Çin Çıkışı
ABD'nin Üretim Hedefi: Ekonomik Zorunluluk mu, Stratejik Hamle mi?
Aşırı Sıcaklar Yeni Normal: Yatırımcılar İçin Ekonomik Etkileri Değerlendirmek
Küresel Piyasalar, Jeopolitik Gerilimlerdeki Hafiflemenin Etkisiyle Yeni Haftaya Yükselişle Başladı
ABD-İran Geriliminin Azalması Emtia Piyasalarını Sarsıyor: Petrol Düşerken Altın Yükseliyor
Altın Fiyat Tahminleri: 2026'da Yükseliş Trendi Beklentisi
Nvidia, OpenAI'nin devasa veri merkezi projesine finansman sağlayabilir
Terminal İstanbul Projesinin İlk Etabı Yakında Açılacak
Altın ithalat kotası mücevher ihracatını çökertti, 20 milyar dolarlık ihracat potansiyeli tehlikede
İhracat kaybının arkasındaki temel faktör, 2023 yılında cari açığı kontrol altına almak amacıyla devreye alınan altın ithalat kotası. Kota uygulaması, uluslararası altın fiyatları ile Türkiye iç piyasasındaki altın fiyatları arasında kilogram başına zaman zaman 15 bin dolara ulaşan devasa bir fiyat farkı yarattı. Türk mücevher üreticisi kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolarlık işçilik katma değeri üretirken, kota kaynaklı maliyet farkı bu katma değerin üç katına kadar çıkıyor. Son dönemde fiyat farkının azaldığı görülse de, sektördeki belirsizlik ortamı ihracatın toparlanmasını engelliyor.
Uluslararası alıcılar, sipariş verdikleri tarih ile teslim tarihi arasında maliyetlerde yaşanabilecek olağanüstü dalgalanmaları öngöremiyor. Bu belirsizlik, Çin, İtalya ve Endonezya gibi rakip ülkelere büyük avantaj sağlıyor. Uzun yıllar ve büyük emeklerle oluşturulmuş müşteri portföyleri hızla kaybediliyor. Uluslararası ticarette güven ve süreklilik unsurları kaybedildiğinde, yeniden kazanılması yıllar alıyor.
Kota uygulamasının beklenen cari açığı azaltma etkisini göstermediği, ancak sektörün rekabet gücünü tamamen ortadan kaldırdığı görülüyor. 2021 yılında 700 milyon dolar seviyesinde olan bitmiş takı ithalatı 2024'te 6,6 milyar dolara yükseldi. Türkiye, eski net ihracatçı konumundan net ithalatçı konumuna geriledi. Dahilde İşleme Rejimi'ndeki kapasite kısıtlamaları, ithalat izin süreçlerindeki gecikmeler ve bürokratik engeller de sektörü daha da zorluyor.
Kota kaynaklı fiyat farkı, yalnızca ihracatı değil kayıt dışılığı da besliyor. Kilogram başına oluşan milyarlarca dolarlık rant, kaçak altın ticaretinin önünü açıyor. Devlet bu konuda operasyonlar yürütse de, asıl zararı yasal çalışan mücevher sektörü görüyor.
İhracattaki mevcut trendin devamı halinde yıl sonunda yaklaşık 7-8 milyar dolar ihracat ve 100 ton civarında üretim hacmi bekleniyor. Sektörde kota öncesi 250 bin civarında olan istihdam ise yüzde 30-35 oranında azaldı. Nitelikli iş gücü kaybı, sektörün geleceğine yönelik en kritik risk unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
Sektör temsilcileri, kota uygulamasının en kritik yatırım dönemine denk geldiğini vurguluyor. Fabrikalar kapatıldı, dört kuşaktır süregelen aile şirketleri umutsuzluk içinde. Sektörün mevcut altyapısı, tasarım kapasitesi ve katma değerli üretim gücü göz önüne alındığında, kota olmaksızın 20 milyar dolarlık bir ihracat potansiyelinden bahsetmek mümkün.
Sektörün yeniden toparlanabilmesi için altın ithalat kotasının kaldırılması, Dahilde İşleme Rejimi'ndeki kısıtlamaların azaltılması, Altın Esaslı Muhasebe sistemine geçilmesi ve ihracat desteklerinin yeniden aktif hale getirilmesi gerekiyor.
Piyasa Etki Analizi
Bu gelişmenin döviz ve altın yatırımcıları açısındanbirden fazla önemli etkisi bulunuyor. Altının iç piyasada uluslararası fiyata göre işlem gördüğü bir ortam, altında yurt içi primin veya iskontonun sürdürülebilirliğini zora sokuyor. Altın kotası nedeniyle oluşan fiyat farkı, iç piyasada yapay bir arz-talep dengesizliği yaratıyor. Kaldırılmaması halinde kayıt dışı akışlar ve kaçakçılık, piyasadaki likidite akışını öngörülemez kılıyor.
Mücevher sektöründeki gerileme, Türkiye'nin cari açığına olumsuz yansıyor. Net ithalatçı konumuna geçiş, döviz talebini artırıyor ve Türk lirası üzerinde değer kaybı yönünde baskı yaratabilir. İhracat gelirlerindeki bu büyük kayıp, Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini destekleme kapasitesini de doğrudan etkiliyor.
Diğer taraftan, kota uygulamasının kaldırılmasına yönelik beklentiler güçlenirse, altın ithalatında normale dönüş yaşanması iç piyasada ons altınla paralel hareketi sağlayabilir. Bu da yatırımcılar için daha şeffaf ve öngörülebilir bir fiyat oluşumu anlamına gelir. Kaldırılma beklentisi, kısa vadede altın pozisyonlarında belirsizlik yaratırken, uzun vadede piyasa disiplini açısından olumlu bir sinyal olarak okunabilir.
Sektördeki istihdam kaybı ve üretim daralması, genel ekonomik aktivite üzerinde de baskı yaratıyor. Bu da enflasyonla mücadele sürecinde talep tarafında bir soğumaya işaret edebilir.