Günün Konuları (154)
Trakya'dan Avrupa'ya Yeni Lojistik Köprü: Ticaret Odasından Stratejik Adım
Türkiye'de araç filosu hızlaıyor: Dizel ve LPG gerilerken elektrikli ve hibrit patlama yaşıyor
Çin'den Yeni İngiltere Hükümetiyle Ekonomik İlişkileri Güçlendirme Sinyali
Trump’tan 60 Ülkeye Yeni Gümrük Vergisi Uygulaması İddiası
Ziraat Bankası Arnavutluk'ta Stratejik Adımını Genişletiyor: Tiran Şubesi Açıldı
ABD Doları Cinsinden Tahvil ve Kira Sertifikası İhracı Tamamlandı
ABD'nin İran savaş maliyeti 37,5 milyar dolara ulaştı
Çinli yapay zeka girişimi Moonshot AI, halka arz öncesi son yatırım turu için hazırlık yapıyor
Akdeniz'de Boru Hattı İçin Sismik Çalışmalar Başlıyor: Enerji Piyasalarına Yeni Dinamik
Orta Doğu gerilimi enflasyon endişelerini tetikledi: Fed'in faiz indirimi beklentileri zayıflayabilir
Altın Piyasası 4000 Doların Üstünde Taban mı Oluşturuyor? Uzman Görüşleri ve Piyasa Etkisi
Türkiye'de Kesimhanelerde Kamera ve Dijital Takip Zorunlu Olacak: Maliyetler ve Sektörel Etkiler Değerlendirilmeli
Hürmüz Boğazı riski Brent petrolü 120 doların üzerine çıkarabilir
Petrol tankeri patlaması Hürmüz Boğazı'nı kilitledi
Fransa'nın sosyal medya yasağı teknoloji devleri için yeni bir risk unsuru olarak gündemde
Net Uluslararası Yatırım Pozisyonu Açığı Mayıs Ayında Genişledi
Kripto madencisinden dev yapay zeka hamlesi: 1 gigavatlık tesis tam kapasite kiralandı
Merkezi yönetimin brüt borç stoku 15 trilyon lira sınırında
Hazine'den Yaklaşık 20 Milyar Liralık Yeni Kira Sertifikası İhracı Tamamlandı
Kuzey Kıbrıs'ta Deniz Trafiği Gözetim Sistemi Devreye Girdi: Doğu Akdeniz'de Stratejik Denetim Güçleniyor
AOSB'de Yeni Yatırım: Sosyal Altyapı Tesisi İçin Yapım Süreci Başlıyor
Brent Petrolde 90 Dolar Barajı Aşıldı: Jeopolitik Riskler Yatırımcıları Harekete Geçirdi
Sanayiciler borca çalıştı
Bilişim Sektörü Büyüdü Ancak Hız Kaybetti, Yapay Zekâ Yatırımlarıysa Hız Kesmedi
Enflasyon ve Değişen Tüketim Alışkanlıkları Kahve İthalatını Patlama Noktasına Taşıyor
Altın ithalat kotası mücevher ihracatını çökertti, 20 milyar dolarlık ihracat potansiyeli tehlikede
İhracat kaybının arkasındaki temel faktör, 2023 yılında cari açığı kontrol altına almak amacıyla devreye alınan altın ithalat kotası. Kota uygulaması, uluslararası altın fiyatları ile Türkiye iç piyasasındaki altın fiyatları arasında kilogram başına zaman zaman 15 bin dolara ulaşan devasa bir fiyat farkı yarattı. Türk mücevher üreticisi kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolarlık işçilik katma değeri üretirken, kota kaynaklı maliyet farkı bu katma değerin üç katına kadar çıkıyor. Son dönemde fiyat farkının azaldığı görülse de, sektördeki belirsizlik ortamı ihracatın toparlanmasını engelliyor.
Uluslararası alıcılar, sipariş verdikleri tarih ile teslim tarihi arasında maliyetlerde yaşanabilecek olağanüstü dalgalanmaları öngöremiyor. Bu belirsizlik, Çin, İtalya ve Endonezya gibi rakip ülkelere büyük avantaj sağlıyor. Uzun yıllar ve büyük emeklerle oluşturulmuş müşteri portföyleri hızla kaybediliyor. Uluslararası ticarette güven ve süreklilik unsurları kaybedildiğinde, yeniden kazanılması yıllar alıyor.
Kota uygulamasının beklenen cari açığı azaltma etkisini göstermediği, ancak sektörün rekabet gücünü tamamen ortadan kaldırdığı görülüyor. 2021 yılında 700 milyon dolar seviyesinde olan bitmiş takı ithalatı 2024'te 6,6 milyar dolara yükseldi. Türkiye, eski net ihracatçı konumundan net ithalatçı konumuna geriledi. Dahilde İşleme Rejimi'ndeki kapasite kısıtlamaları, ithalat izin süreçlerindeki gecikmeler ve bürokratik engeller de sektörü daha da zorluyor.
Kota kaynaklı fiyat farkı, yalnızca ihracatı değil kayıt dışılığı da besliyor. Kilogram başına oluşan milyarlarca dolarlık rant, kaçak altın ticaretinin önünü açıyor. Devlet bu konuda operasyonlar yürütse de, asıl zararı yasal çalışan mücevher sektörü görüyor.
İhracattaki mevcut trendin devamı halinde yıl sonunda yaklaşık 7-8 milyar dolar ihracat ve 100 ton civarında üretim hacmi bekleniyor. Sektörde kota öncesi 250 bin civarında olan istihdam ise yüzde 30-35 oranında azaldı. Nitelikli iş gücü kaybı, sektörün geleceğine yönelik en kritik risk unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
Sektör temsilcileri, kota uygulamasının en kritik yatırım dönemine denk geldiğini vurguluyor. Fabrikalar kapatıldı, dört kuşaktır süregelen aile şirketleri umutsuzluk içinde. Sektörün mevcut altyapısı, tasarım kapasitesi ve katma değerli üretim gücü göz önüne alındığında, kota olmaksızın 20 milyar dolarlık bir ihracat potansiyelinden bahsetmek mümkün.
Sektörün yeniden toparlanabilmesi için altın ithalat kotasının kaldırılması, Dahilde İşleme Rejimi'ndeki kısıtlamaların azaltılması, Altın Esaslı Muhasebe sistemine geçilmesi ve ihracat desteklerinin yeniden aktif hale getirilmesi gerekiyor.
Piyasa Etki Analizi
Bu gelişmenin döviz ve altın yatırımcıları açısındanbirden fazla önemli etkisi bulunuyor. Altının iç piyasada uluslararası fiyata göre işlem gördüğü bir ortam, altında yurt içi primin veya iskontonun sürdürülebilirliğini zora sokuyor. Altın kotası nedeniyle oluşan fiyat farkı, iç piyasada yapay bir arz-talep dengesizliği yaratıyor. Kaldırılmaması halinde kayıt dışı akışlar ve kaçakçılık, piyasadaki likidite akışını öngörülemez kılıyor.
Mücevher sektöründeki gerileme, Türkiye'nin cari açığına olumsuz yansıyor. Net ithalatçı konumuna geçiş, döviz talebini artırıyor ve Türk lirası üzerinde değer kaybı yönünde baskı yaratabilir. İhracat gelirlerindeki bu büyük kayıp, Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini destekleme kapasitesini de doğrudan etkiliyor.
Diğer taraftan, kota uygulamasının kaldırılmasına yönelik beklentiler güçlenirse, altın ithalatında normale dönüş yaşanması iç piyasada ons altınla paralel hareketi sağlayabilir. Bu da yatırımcılar için daha şeffaf ve öngörülebilir bir fiyat oluşumu anlamına gelir. Kaldırılma beklentisi, kısa vadede altın pozisyonlarında belirsizlik yaratırken, uzun vadede piyasa disiplini açısından olumlu bir sinyal olarak okunabilir.
Sektördeki istihdam kaybı ve üretim daralması, genel ekonomik aktivite üzerinde de baskı yaratıyor. Bu da enflasyonla mücadele sürecinde talep tarafında bir soğumaya işaret edebilir.