Günün Konuları (154)
Altın fiyatları geriledi: Orta Doğu gerilimi enflasyon beklentilerini yukarı taşıdı
Çinli yapay zeka şirketi Moonshot AI, Hong Kong’da halka arz için hazırlıkları hızlandırıyor
Motorin Fiyatına Beklenen Zam: Piyasalara Yansıması Ne Olacak?
Tüketici Şikayetlerinde Zirve: En Çok Giyim ve Ayakkabı Sektörüne Yönelik Eleştiriler Yükseldi
İkinci 500 Sanayi Şirketlerinin Finansal Görünümü: Üretim Sınırlı Büyüdü, Finansman Yükü Ağırlaştı
Piyasa beklentilerinde değişim: Enflasyon ve dolar yukarı, faiz indirimi yolda
Asgari Ücrette Bölge ve Sektöre Göre Farklı Model Çalışması Sürüyor
Bakanlık İmalat Sektörüne Yönelik Dev Destek Programının Süresini 3 Yıla Uzattı
Yurt dışı üretici fiyatlarında enerji kaynaklı sert yükseliş ithal enflasyon baskısını artırıyor
Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi Yıllık Yüzde 36,65 Artarak Enflasyonist Baskıları Sürdürüyor
Hazine yarın iki ihale ve iki doğrudan satış gerçekleştirecek
Danıştay'dan emlak vergisi kararları: Kısa süreli kiralama yapan mülk sahiplerine vergi avantajı
Bütçe disiplini ve kayıt dışıyla mücadele etkisi: İç borç çevirme ihtiyacı düştü
Yıllık 500 Milyon TL Ciro Hedefleyen Gıda Sektörü Oyuncusu Mali Yeniden Yapılanmayı Tamamladı
Petrol Fiyatlarında Sert Yükseliş: Akaryakıt Zam Beklentisi Güçlendi
Vakıfbank'tan Enerji Dönüşümü ve Deprem Bölgesi Yeniden Yapılanmasına 300 Milyon Dolar Finansman
Fitch Türkiye Değerlendirmesini Açıkladı: Enflasyon Düşüş Sürecinde, Büyüme Tahminleri Yükseldi
Enerjide dışa bağımlılığı azaltma hedefiyle yurt içi ve yurt dışı arama faaliyetleri hız kazanıyor
Türkiye Dondurma İhracatı İlk Dört Ayda 23,5 Milyon Doları Aştı
GameStop'un eBay'i Devralma Girişimi Sürüyor: Hissedarlar Üzerindeki Baskı Artıyor
Türkiye'de Ambalaj Depozito Sistemi 17 Günde 33 Milyon Hedefe Ulaştı
MASAK Strateji Belgesi ile Finansal Denetimlerde Yeni Dönem
Türkiye su ürünleri ve hayvansal mamul ihracatı 1,9 milyar doları geçti
MÜSİAD'dan Yatırımcılara Çağrı: Dezenflasyon Süreci Korunmalı ve Seçici Finansman Stratejileri Uygulanmalı
Teknoloji Devlerinin Piyasa Değerleri Tarihi Zirveye Ulaştı: Yatırımcılar İçin Ne Anlama Geliyor?
Altın ithalat kotası mücevher ihracatını çökertti, 20 milyar dolarlık ihracat potansiyeli tehlikede
İhracat kaybının arkasındaki temel faktör, 2023 yılında cari açığı kontrol altına almak amacıyla devreye alınan altın ithalat kotası. Kota uygulaması, uluslararası altın fiyatları ile Türkiye iç piyasasındaki altın fiyatları arasında kilogram başına zaman zaman 15 bin dolara ulaşan devasa bir fiyat farkı yarattı. Türk mücevher üreticisi kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolarlık işçilik katma değeri üretirken, kota kaynaklı maliyet farkı bu katma değerin üç katına kadar çıkıyor. Son dönemde fiyat farkının azaldığı görülse de, sektördeki belirsizlik ortamı ihracatın toparlanmasını engelliyor.
Uluslararası alıcılar, sipariş verdikleri tarih ile teslim tarihi arasında maliyetlerde yaşanabilecek olağanüstü dalgalanmaları öngöremiyor. Bu belirsizlik, Çin, İtalya ve Endonezya gibi rakip ülkelere büyük avantaj sağlıyor. Uzun yıllar ve büyük emeklerle oluşturulmuş müşteri portföyleri hızla kaybediliyor. Uluslararası ticarette güven ve süreklilik unsurları kaybedildiğinde, yeniden kazanılması yıllar alıyor.
Kota uygulamasının beklenen cari açığı azaltma etkisini göstermediği, ancak sektörün rekabet gücünü tamamen ortadan kaldırdığı görülüyor. 2021 yılında 700 milyon dolar seviyesinde olan bitmiş takı ithalatı 2024'te 6,6 milyar dolara yükseldi. Türkiye, eski net ihracatçı konumundan net ithalatçı konumuna geriledi. Dahilde İşleme Rejimi'ndeki kapasite kısıtlamaları, ithalat izin süreçlerindeki gecikmeler ve bürokratik engeller de sektörü daha da zorluyor.
Kota kaynaklı fiyat farkı, yalnızca ihracatı değil kayıt dışılığı da besliyor. Kilogram başına oluşan milyarlarca dolarlık rant, kaçak altın ticaretinin önünü açıyor. Devlet bu konuda operasyonlar yürütse de, asıl zararı yasal çalışan mücevher sektörü görüyor.
İhracattaki mevcut trendin devamı halinde yıl sonunda yaklaşık 7-8 milyar dolar ihracat ve 100 ton civarında üretim hacmi bekleniyor. Sektörde kota öncesi 250 bin civarında olan istihdam ise yüzde 30-35 oranında azaldı. Nitelikli iş gücü kaybı, sektörün geleceğine yönelik en kritik risk unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
Sektör temsilcileri, kota uygulamasının en kritik yatırım dönemine denk geldiğini vurguluyor. Fabrikalar kapatıldı, dört kuşaktır süregelen aile şirketleri umutsuzluk içinde. Sektörün mevcut altyapısı, tasarım kapasitesi ve katma değerli üretim gücü göz önüne alındığında, kota olmaksızın 20 milyar dolarlık bir ihracat potansiyelinden bahsetmek mümkün.
Sektörün yeniden toparlanabilmesi için altın ithalat kotasının kaldırılması, Dahilde İşleme Rejimi'ndeki kısıtlamaların azaltılması, Altın Esaslı Muhasebe sistemine geçilmesi ve ihracat desteklerinin yeniden aktif hale getirilmesi gerekiyor.
Piyasa Etki Analizi
Bu gelişmenin döviz ve altın yatırımcıları açısındanbirden fazla önemli etkisi bulunuyor. Altının iç piyasada uluslararası fiyata göre işlem gördüğü bir ortam, altında yurt içi primin veya iskontonun sürdürülebilirliğini zora sokuyor. Altın kotası nedeniyle oluşan fiyat farkı, iç piyasada yapay bir arz-talep dengesizliği yaratıyor. Kaldırılmaması halinde kayıt dışı akışlar ve kaçakçılık, piyasadaki likidite akışını öngörülemez kılıyor.
Mücevher sektöründeki gerileme, Türkiye'nin cari açığına olumsuz yansıyor. Net ithalatçı konumuna geçiş, döviz talebini artırıyor ve Türk lirası üzerinde değer kaybı yönünde baskı yaratabilir. İhracat gelirlerindeki bu büyük kayıp, Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini destekleme kapasitesini de doğrudan etkiliyor.
Diğer taraftan, kota uygulamasının kaldırılmasına yönelik beklentiler güçlenirse, altın ithalatında normale dönüş yaşanması iç piyasada ons altınla paralel hareketi sağlayabilir. Bu da yatırımcılar için daha şeffaf ve öngörülebilir bir fiyat oluşumu anlamına gelir. Kaldırılma beklentisi, kısa vadede altın pozisyonlarında belirsizlik yaratırken, uzun vadede piyasa disiplini açısından olumlu bir sinyal olarak okunabilir.
Sektördeki istihdam kaybı ve üretim daralması, genel ekonomik aktivite üzerinde de baskı yaratıyor. Bu da enflasyonla mücadele sürecinde talep tarafında bir soğumaya işaret edebilir.