Günün Konuları (154)
NATO'dan 75 Milyar Dolarlık Dev Savunma Paketi: Türkiye'nin Yer Aldığı Projeler Neler?
Trafik Sigortasında Değer Kaybı Hesaplamaları Yeni Düzenlemeyle Hasar Sürecine Entegre Edildi
Netanyahu'dan Türkiye'nin F-35 Sürecine Dolaylı Tepki
IMF, Fed'in İletişim Stratejisi Çalışmasının Sonuçlarını Bekliyor
Avrupa Klima İhracatında Belirgin Talep Artışı Beklentisi
Eski Fed Başkanı Bernanke'den Yapay Zeka Devi Anthropic'e Denetim Kurulu Üyeliği
Çip Sektöründeki Güçlenme Küresel Piyasaları Destekliyor
Sanayideki Üretim Kayıpları İç Talebin Zayıflığıyla Derinleşiyor
AB Destekli ELIA Projesi: Isparta'da Yeni Yatırım ve Dönüşüm Potansiyeli
Fındık Rekolte Tahminleri Endişe Verici: Üretimde Yüzde 22'ye Varan Kayıp Beklentisi
TMSF’den 546.5 Milyon TL Muhammen Bedelle Satışa Çıkarılan Hastane İhalesi
Türkiye İstihdam Verileri: İlk Yarıda 723 Binden Fazla İşe Yerleştirme Sağlandı
Türk Hanelerinin Altın Varlıkları Şubat’tan Bu Yana 155 Milyar Dolar Azaldı
NATO'nun Yeni Uzay Stratejisinde İMECE ve ASELSAN'ın Rolü
Türkiye-Suudi Arabistan Konut ve Akıllı Şehir İşbirliği Genişliyor: Yeni Mutabakat ve Mekke Projesi Kararı
Brent Petrolde Yüzde 5'i Aşan Yükseliş: Petrolde Savaş Alarmı Çaldı
Akkuyu NGS'de Teknik Su Sistemi Kritik Aşamasına Ulaştı
NATO'dan Savunma Projeleri İçin Yeni Finansman Modeli: 9 Ülkenin Ortak Banka Kurması Döviz ve Hisse Piyasalarını Nasıl Etkiler?
Merkez Bankalarının Erken Faiz İndirimi Riski: Enflasyonla Mücadeleye Dönüş
İhracat Güven Endeksi Yükseldi, İthalat Beklentileri Zayıfladı
Türkiye'de İstihdam Verileri Yatırımcılar İçin Ne Anlama Geliyor?
Fed'de Politika Rotası Değişti: Yılın Geri Kalanında Tek Konu Faiz Artışı mı?
Altın ithalat kotası mücevher ihracatını çökertti, 20 milyar dolarlık ihracat potansiyeli tehlikede
İhracat kaybının arkasındaki temel faktör, 2023 yılında cari açığı kontrol altına almak amacıyla devreye alınan altın ithalat kotası. Kota uygulaması, uluslararası altın fiyatları ile Türkiye iç piyasasındaki altın fiyatları arasında kilogram başına zaman zaman 15 bin dolara ulaşan devasa bir fiyat farkı yarattı. Türk mücevher üreticisi kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolarlık işçilik katma değeri üretirken, kota kaynaklı maliyet farkı bu katma değerin üç katına kadar çıkıyor. Son dönemde fiyat farkının azaldığı görülse de, sektördeki belirsizlik ortamı ihracatın toparlanmasını engelliyor.
Uluslararası alıcılar, sipariş verdikleri tarih ile teslim tarihi arasında maliyetlerde yaşanabilecek olağanüstü dalgalanmaları öngöremiyor. Bu belirsizlik, Çin, İtalya ve Endonezya gibi rakip ülkelere büyük avantaj sağlıyor. Uzun yıllar ve büyük emeklerle oluşturulmuş müşteri portföyleri hızla kaybediliyor. Uluslararası ticarette güven ve süreklilik unsurları kaybedildiğinde, yeniden kazanılması yıllar alıyor.
Kota uygulamasının beklenen cari açığı azaltma etkisini göstermediği, ancak sektörün rekabet gücünü tamamen ortadan kaldırdığı görülüyor. 2021 yılında 700 milyon dolar seviyesinde olan bitmiş takı ithalatı 2024'te 6,6 milyar dolara yükseldi. Türkiye, eski net ihracatçı konumundan net ithalatçı konumuna geriledi. Dahilde İşleme Rejimi'ndeki kapasite kısıtlamaları, ithalat izin süreçlerindeki gecikmeler ve bürokratik engeller de sektörü daha da zorluyor.
Kota kaynaklı fiyat farkı, yalnızca ihracatı değil kayıt dışılığı da besliyor. Kilogram başına oluşan milyarlarca dolarlık rant, kaçak altın ticaretinin önünü açıyor. Devlet bu konuda operasyonlar yürütse de, asıl zararı yasal çalışan mücevher sektörü görüyor.
İhracattaki mevcut trendin devamı halinde yıl sonunda yaklaşık 7-8 milyar dolar ihracat ve 100 ton civarında üretim hacmi bekleniyor. Sektörde kota öncesi 250 bin civarında olan istihdam ise yüzde 30-35 oranında azaldı. Nitelikli iş gücü kaybı, sektörün geleceğine yönelik en kritik risk unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
Sektör temsilcileri, kota uygulamasının en kritik yatırım dönemine denk geldiğini vurguluyor. Fabrikalar kapatıldı, dört kuşaktır süregelen aile şirketleri umutsuzluk içinde. Sektörün mevcut altyapısı, tasarım kapasitesi ve katma değerli üretim gücü göz önüne alındığında, kota olmaksızın 20 milyar dolarlık bir ihracat potansiyelinden bahsetmek mümkün.
Sektörün yeniden toparlanabilmesi için altın ithalat kotasının kaldırılması, Dahilde İşleme Rejimi'ndeki kısıtlamaların azaltılması, Altın Esaslı Muhasebe sistemine geçilmesi ve ihracat desteklerinin yeniden aktif hale getirilmesi gerekiyor.
Piyasa Etki Analizi
Bu gelişmenin döviz ve altın yatırımcıları açısındanbirden fazla önemli etkisi bulunuyor. Altının iç piyasada uluslararası fiyata göre işlem gördüğü bir ortam, altında yurt içi primin veya iskontonun sürdürülebilirliğini zora sokuyor. Altın kotası nedeniyle oluşan fiyat farkı, iç piyasada yapay bir arz-talep dengesizliği yaratıyor. Kaldırılmaması halinde kayıt dışı akışlar ve kaçakçılık, piyasadaki likidite akışını öngörülemez kılıyor.
Mücevher sektöründeki gerileme, Türkiye'nin cari açığına olumsuz yansıyor. Net ithalatçı konumuna geçiş, döviz talebini artırıyor ve Türk lirası üzerinde değer kaybı yönünde baskı yaratabilir. İhracat gelirlerindeki bu büyük kayıp, Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini destekleme kapasitesini de doğrudan etkiliyor.
Diğer taraftan, kota uygulamasının kaldırılmasına yönelik beklentiler güçlenirse, altın ithalatında normale dönüş yaşanması iç piyasada ons altınla paralel hareketi sağlayabilir. Bu da yatırımcılar için daha şeffaf ve öngörülebilir bir fiyat oluşumu anlamına gelir. Kaldırılma beklentisi, kısa vadede altın pozisyonlarında belirsizlik yaratırken, uzun vadede piyasa disiplini açısından olumlu bir sinyal olarak okunabilir.
Sektördeki istihdam kaybı ve üretim daralması, genel ekonomik aktivite üzerinde de baskı yaratıyor. Bu da enflasyonla mücadele sürecinde talep tarafında bir soğumaya işaret edebilir.