Günün Konuları (154)
Labcorp 35 milyon dolar ödeyecek: Milyonlarca hastanın verisi sızdırılmıştı
Altın fiyatlarında kısa vadeli dalgalanmalar devam ediyor
Altın fiyatları tırmanışta, yükselişin önü görünmüyor
Avrupa Gaz Depoları Kritik Düşük Seviyede, Enerji Faturası Riski Büyüyor
Fed'den eylül mesajı: Enflasyon yeniden hızlanırsa sert hamle gelebilir
JPMorgan'ın CEO'su Dimon'dan piyasalar için kritik uyarı: Yüksek kaldıraç birilerini patlatacak
DeepSeek yapay zeka modelinde fiyat tarifelerini güncelliyor
Trump İran ile anlaşma istediğini söyledi ama askeri seçeneği de masada bıraktı
Bakır Fiyatları Ticaret Gerginliklerine ve Arz Endişelerine Rağmen Yükseliyor
Petrol fiyatlari diplomatik umutlarla geriledi
JP Morgan'dan 2026 altın tahmini: Gram altında 9 bin TL yolu görüldü
Temmuz ihracat rakamları döviz piyasalarını nasıl etkiler?
Bankalara tek kişiye kredi vermekte üst sınır geliyor
ABD enflasyon verileri 12 Ağustosta açıklanacak
Turk lirasiyla ticarette buyuk artis, 917 milyar liraya dayandi
Kuresel arz sikintilari baz metal fiyatlarini tirlanmaya devam ediyor
Iki buyuk İngiliz bankasi Fed'in enflasyon yaklasimini degerlendirdi, yatirimcilara onemli bir tavsiyede bulundu
Yapay zeka yatırımları bakır ve nikel başta olmak üzere baz metal fiyatlarını zirveye taşıdı
Fed yetkilisinden enflasyon uyarısı: Faiz artışı yolda mı?
yapay zeka 100 yıllık gelişim yolunu 10 yıla sığdırabilir
Robot üreticisi Unitree'nin halka arz takvimi belli oldu
Altin ve gumus kulteleri icin onemli bir capraz rafineriye sorusturma basladi
abd yapay zeka veri merkezlerinde cin kaynakli optik parcaya yasak getirmeye hazirlaniyor
Uzman Yıldırımtürk: Piyasada para yok, Türk lirası tatile çıktı
Enflasyon Yüzde 30 Seviyesinde Takıldı, Tek Haneli Rakamlar İçin Bekleyiş Uzuyor
Altın ithalat kotası mücevher ihracatını çökertti, 20 milyar dolarlık ihracat potansiyeli tehlikede
İhracat kaybının arkasındaki temel faktör, 2023 yılında cari açığı kontrol altına almak amacıyla devreye alınan altın ithalat kotası. Kota uygulaması, uluslararası altın fiyatları ile Türkiye iç piyasasındaki altın fiyatları arasında kilogram başına zaman zaman 15 bin dolara ulaşan devasa bir fiyat farkı yarattı. Türk mücevher üreticisi kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolarlık işçilik katma değeri üretirken, kota kaynaklı maliyet farkı bu katma değerin üç katına kadar çıkıyor. Son dönemde fiyat farkının azaldığı görülse de, sektördeki belirsizlik ortamı ihracatın toparlanmasını engelliyor.
Uluslararası alıcılar, sipariş verdikleri tarih ile teslim tarihi arasında maliyetlerde yaşanabilecek olağanüstü dalgalanmaları öngöremiyor. Bu belirsizlik, Çin, İtalya ve Endonezya gibi rakip ülkelere büyük avantaj sağlıyor. Uzun yıllar ve büyük emeklerle oluşturulmuş müşteri portföyleri hızla kaybediliyor. Uluslararası ticarette güven ve süreklilik unsurları kaybedildiğinde, yeniden kazanılması yıllar alıyor.
Kota uygulamasının beklenen cari açığı azaltma etkisini göstermediği, ancak sektörün rekabet gücünü tamamen ortadan kaldırdığı görülüyor. 2021 yılında 700 milyon dolar seviyesinde olan bitmiş takı ithalatı 2024'te 6,6 milyar dolara yükseldi. Türkiye, eski net ihracatçı konumundan net ithalatçı konumuna geriledi. Dahilde İşleme Rejimi'ndeki kapasite kısıtlamaları, ithalat izin süreçlerindeki gecikmeler ve bürokratik engeller de sektörü daha da zorluyor.
Kota kaynaklı fiyat farkı, yalnızca ihracatı değil kayıt dışılığı da besliyor. Kilogram başına oluşan milyarlarca dolarlık rant, kaçak altın ticaretinin önünü açıyor. Devlet bu konuda operasyonlar yürütse de, asıl zararı yasal çalışan mücevher sektörü görüyor.
İhracattaki mevcut trendin devamı halinde yıl sonunda yaklaşık 7-8 milyar dolar ihracat ve 100 ton civarında üretim hacmi bekleniyor. Sektörde kota öncesi 250 bin civarında olan istihdam ise yüzde 30-35 oranında azaldı. Nitelikli iş gücü kaybı, sektörün geleceğine yönelik en kritik risk unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
Sektör temsilcileri, kota uygulamasının en kritik yatırım dönemine denk geldiğini vurguluyor. Fabrikalar kapatıldı, dört kuşaktır süregelen aile şirketleri umutsuzluk içinde. Sektörün mevcut altyapısı, tasarım kapasitesi ve katma değerli üretim gücü göz önüne alındığında, kota olmaksızın 20 milyar dolarlık bir ihracat potansiyelinden bahsetmek mümkün.
Sektörün yeniden toparlanabilmesi için altın ithalat kotasının kaldırılması, Dahilde İşleme Rejimi'ndeki kısıtlamaların azaltılması, Altın Esaslı Muhasebe sistemine geçilmesi ve ihracat desteklerinin yeniden aktif hale getirilmesi gerekiyor.
Piyasa Etki Analizi
Bu gelişmenin döviz ve altın yatırımcıları açısındanbirden fazla önemli etkisi bulunuyor. Altının iç piyasada uluslararası fiyata göre işlem gördüğü bir ortam, altında yurt içi primin veya iskontonun sürdürülebilirliğini zora sokuyor. Altın kotası nedeniyle oluşan fiyat farkı, iç piyasada yapay bir arz-talep dengesizliği yaratıyor. Kaldırılmaması halinde kayıt dışı akışlar ve kaçakçılık, piyasadaki likidite akışını öngörülemez kılıyor.
Mücevher sektöründeki gerileme, Türkiye'nin cari açığına olumsuz yansıyor. Net ithalatçı konumuna geçiş, döviz talebini artırıyor ve Türk lirası üzerinde değer kaybı yönünde baskı yaratabilir. İhracat gelirlerindeki bu büyük kayıp, Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini destekleme kapasitesini de doğrudan etkiliyor.
Diğer taraftan, kota uygulamasının kaldırılmasına yönelik beklentiler güçlenirse, altın ithalatında normale dönüş yaşanması iç piyasada ons altınla paralel hareketi sağlayabilir. Bu da yatırımcılar için daha şeffaf ve öngörülebilir bir fiyat oluşumu anlamına gelir. Kaldırılma beklentisi, kısa vadede altın pozisyonlarında belirsizlik yaratırken, uzun vadede piyasa disiplini açısından olumlu bir sinyal olarak okunabilir.
Sektördeki istihdam kaybı ve üretim daralması, genel ekonomik aktivite üzerinde de baskı yaratıyor. Bu da enflasyonla mücadele sürecinde talep tarafında bir soğumaya işaret edebilir.