Günün Konuları (154)
Akaryakıtta fiyatlar yeniden şekilleniyor: LPG'ye zam yolda
Borsa İstanbul'da satış baskısı ağırlık kazandı. Bu seviyeler kritik.
Habur Sınır Kapısı 2026'nın ilk yarısında rekor ticaret rakamlarına ulaştı
Çalışanlar company sırını chatbot'a anlatıyor, AB'den milyonlarca euro ceza gelebilir
Türkiye Petrolleri, Bulgaristan açıklarında petrol ve doğal gaz arama çalışmasına ortak oldu
Turizm geliri yüzde 2,6 geriledi, kişi başı gecelik harcama 113 dolar oldu
Dış ticaret açığı haziranda yüzde 26 arttı
Cevdet Yılmaz'dan işsizlik rakamlarına değerlendirme
ABD ekonomisinde büyüme beklentilerin altında kaldı
Araç muayene sistemi tamamen değişiyor: 352 yeni istasyon ve 3 milyar dolarlık yatırım yolda
ABD'de kişisel gelirler ve harcamalar beklentilerin altında kaldı, enflasyon yüksek seyretti
İngiltere Merkez Bankası faiz kararını açıkladı, Orta Doğu riskine dikkat çekti
Deniz yolu nakliye maliyetleri son dönemde ciddi oranda arttı.
Emeklilik Sonrası Çalışma Kuralları ve Haklar
Karadeniz Holding, ABD'deki yapay zeka veri merkezlerine elektrik üretmeye hazırlanıyor
Endüstri Uzmanından Uyarı: Nakit Akışı Bozuluyor, Sanayisizleşme Tehlikesi Yaklaşıyor
İş gücü piyasasındaki cinsiyet uçurumu ekonomiyi nasıl etkiliyor?
Küresel piyasalarda iyimser hava güçleniyor
Hazine Bakanı Bessent'tan Senato'ya kripto yasa tasarısı için oylama çağrısı
Fed sonrası altın piyasasında hareket sınırlı, yatırımcılar için temel mesaj sabit kaldı
Ekonomik Güven Endeksi Son 5 Ayın En Yüksek Seviyesine Ulaştı
Hizmet Enflasyonu Haziran'da Yıllık Yüzde 31,84'e Ulaştı: En Çok Ulaştırmada Artış Gözlemlendi [ICERİK] Türkiye İstatistik Kurumu, Haziran 2026 dönemine ait Hizmet Üretici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Endeks, bir önceki aya göre yüzde 0,22 ger
İşsizlik oranı haziranda nasıl değişti?
Açlık Sınırı Yükseldi, Asgari Ücret Geride Kaldı
Yapay zekâ zenginleri özel jetlere yöneliyor
Altın ithalat kotası mücevher ihracatını çökertti, 20 milyar dolarlık ihracat potansiyeli tehlikede
İhracat kaybının arkasındaki temel faktör, 2023 yılında cari açığı kontrol altına almak amacıyla devreye alınan altın ithalat kotası. Kota uygulaması, uluslararası altın fiyatları ile Türkiye iç piyasasındaki altın fiyatları arasında kilogram başına zaman zaman 15 bin dolara ulaşan devasa bir fiyat farkı yarattı. Türk mücevher üreticisi kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolarlık işçilik katma değeri üretirken, kota kaynaklı maliyet farkı bu katma değerin üç katına kadar çıkıyor. Son dönemde fiyat farkının azaldığı görülse de, sektördeki belirsizlik ortamı ihracatın toparlanmasını engelliyor.
Uluslararası alıcılar, sipariş verdikleri tarih ile teslim tarihi arasında maliyetlerde yaşanabilecek olağanüstü dalgalanmaları öngöremiyor. Bu belirsizlik, Çin, İtalya ve Endonezya gibi rakip ülkelere büyük avantaj sağlıyor. Uzun yıllar ve büyük emeklerle oluşturulmuş müşteri portföyleri hızla kaybediliyor. Uluslararası ticarette güven ve süreklilik unsurları kaybedildiğinde, yeniden kazanılması yıllar alıyor.
Kota uygulamasının beklenen cari açığı azaltma etkisini göstermediği, ancak sektörün rekabet gücünü tamamen ortadan kaldırdığı görülüyor. 2021 yılında 700 milyon dolar seviyesinde olan bitmiş takı ithalatı 2024'te 6,6 milyar dolara yükseldi. Türkiye, eski net ihracatçı konumundan net ithalatçı konumuna geriledi. Dahilde İşleme Rejimi'ndeki kapasite kısıtlamaları, ithalat izin süreçlerindeki gecikmeler ve bürokratik engeller de sektörü daha da zorluyor.
Kota kaynaklı fiyat farkı, yalnızca ihracatı değil kayıt dışılığı da besliyor. Kilogram başına oluşan milyarlarca dolarlık rant, kaçak altın ticaretinin önünü açıyor. Devlet bu konuda operasyonlar yürütse de, asıl zararı yasal çalışan mücevher sektörü görüyor.
İhracattaki mevcut trendin devamı halinde yıl sonunda yaklaşık 7-8 milyar dolar ihracat ve 100 ton civarında üretim hacmi bekleniyor. Sektörde kota öncesi 250 bin civarında olan istihdam ise yüzde 30-35 oranında azaldı. Nitelikli iş gücü kaybı, sektörün geleceğine yönelik en kritik risk unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
Sektör temsilcileri, kota uygulamasının en kritik yatırım dönemine denk geldiğini vurguluyor. Fabrikalar kapatıldı, dört kuşaktır süregelen aile şirketleri umutsuzluk içinde. Sektörün mevcut altyapısı, tasarım kapasitesi ve katma değerli üretim gücü göz önüne alındığında, kota olmaksızın 20 milyar dolarlık bir ihracat potansiyelinden bahsetmek mümkün.
Sektörün yeniden toparlanabilmesi için altın ithalat kotasının kaldırılması, Dahilde İşleme Rejimi'ndeki kısıtlamaların azaltılması, Altın Esaslı Muhasebe sistemine geçilmesi ve ihracat desteklerinin yeniden aktif hale getirilmesi gerekiyor.
Piyasa Etki Analizi
Bu gelişmenin döviz ve altın yatırımcıları açısındanbirden fazla önemli etkisi bulunuyor. Altının iç piyasada uluslararası fiyata göre işlem gördüğü bir ortam, altında yurt içi primin veya iskontonun sürdürülebilirliğini zora sokuyor. Altın kotası nedeniyle oluşan fiyat farkı, iç piyasada yapay bir arz-talep dengesizliği yaratıyor. Kaldırılmaması halinde kayıt dışı akışlar ve kaçakçılık, piyasadaki likidite akışını öngörülemez kılıyor.
Mücevher sektöründeki gerileme, Türkiye'nin cari açığına olumsuz yansıyor. Net ithalatçı konumuna geçiş, döviz talebini artırıyor ve Türk lirası üzerinde değer kaybı yönünde baskı yaratabilir. İhracat gelirlerindeki bu büyük kayıp, Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini destekleme kapasitesini de doğrudan etkiliyor.
Diğer taraftan, kota uygulamasının kaldırılmasına yönelik beklentiler güçlenirse, altın ithalatında normale dönüş yaşanması iç piyasada ons altınla paralel hareketi sağlayabilir. Bu da yatırımcılar için daha şeffaf ve öngörülebilir bir fiyat oluşumu anlamına gelir. Kaldırılma beklentisi, kısa vadede altın pozisyonlarında belirsizlik yaratırken, uzun vadede piyasa disiplini açısından olumlu bir sinyal olarak okunabilir.
Sektördeki istihdam kaybı ve üretim daralması, genel ekonomik aktivite üzerinde de baskı yaratıyor. Bu da enflasyonla mücadele sürecinde talep tarafında bir soğumaya işaret edebilir.