Günün Konuları (154)
Alman otomotiv devi hafif ticari araç üretimi için Bursa'yı seçti
Yapay zeka rüzgarı tersine dönebilir: Kazananlar ve kaybedenler değişecek
Altin fiyatlari icin en buyuk baski azalabilir: Piyasalarda yeni denge arayisi
Altında kâr satışları devam ediyor, piyasa ABD enflasyonuna odaklandı
Avrupa'da devlet piyasaya geri dönüyor: Karbon düzenlemelerinin ötesinde yatan büyük dönüşüm
Dolarda düşüş trendi güçleniyor, gözler Fed'in elinde
Bakan Şimşek Batman'da işsizlik sorununa yanıt verdi: Fabrikalar var, çalışmak isteyen iş bulur
Gıda fiyatlarında yeni dönem: Hükümet haftalık takibe geçiyor
5 milyar TL ve üzeri yatırımlara devletten proje bazlı destek sistemi değiştirildi
Altın ve Gümüşte Güçlü Yükseliş: Beş Kritik Faktör Devrede
Erken çocukluk yatırımı yedi kat getiri vaat ediyor
Trump'tan madencilik sektörüne 3 milyar dolarlık büyük yatırım hamlesi
ABD, İran ile Umman arasındaki Hürmüz Boğazı anlaşmasının ardından ablukayı kaldıracak
Bitcoin haftayı kazançla kapattı: Fed beklentisi yönü değiştirdi
Altın yükselişini hızlandırdı: ABD istihdam verisi beklentilerin altında kaldı
Altında yükseliş devam edecek mi? Uzmanlardan dikkat çekici tahminler
Faizsiz ev ve araç alımına yeni sınırlama geliyor
Yilbasi beri en cok getiri saglayan yatirim araclari belli oldu
Çin Merkez Bankası'ndan 22 ay sonra en büyük altın alımı: 20 ton geldi
Borsanın spor endeksi yılın 7 ayında düştü, sadece bir hisse kazandırdı
Yunanistan'ın Deniz Altı Elektrik Hattı Projesinde Fransız Fonunun Yatırımı
TCMB, yılın üçüncü enflasyon raporu için 13 Ağustos'ta toplantı düzenleyecek
Afrika'nın en zengin iş insanı Kenya'da dev petrol rafinerisi kuracak
Fed'in bir sonraki faiz kararı ne zaman açıklanacak?
Çin merkez bankası temmuz ayında altın rezervlerine 20 ton daha ekledi
Altın ithalat kotası mücevher ihracatını çökertti, 20 milyar dolarlık ihracat potansiyeli tehlikede
İhracat kaybının arkasındaki temel faktör, 2023 yılında cari açığı kontrol altına almak amacıyla devreye alınan altın ithalat kotası. Kota uygulaması, uluslararası altın fiyatları ile Türkiye iç piyasasındaki altın fiyatları arasında kilogram başına zaman zaman 15 bin dolara ulaşan devasa bir fiyat farkı yarattı. Türk mücevher üreticisi kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolarlık işçilik katma değeri üretirken, kota kaynaklı maliyet farkı bu katma değerin üç katına kadar çıkıyor. Son dönemde fiyat farkının azaldığı görülse de, sektördeki belirsizlik ortamı ihracatın toparlanmasını engelliyor.
Uluslararası alıcılar, sipariş verdikleri tarih ile teslim tarihi arasında maliyetlerde yaşanabilecek olağanüstü dalgalanmaları öngöremiyor. Bu belirsizlik, Çin, İtalya ve Endonezya gibi rakip ülkelere büyük avantaj sağlıyor. Uzun yıllar ve büyük emeklerle oluşturulmuş müşteri portföyleri hızla kaybediliyor. Uluslararası ticarette güven ve süreklilik unsurları kaybedildiğinde, yeniden kazanılması yıllar alıyor.
Kota uygulamasının beklenen cari açığı azaltma etkisini göstermediği, ancak sektörün rekabet gücünü tamamen ortadan kaldırdığı görülüyor. 2021 yılında 700 milyon dolar seviyesinde olan bitmiş takı ithalatı 2024'te 6,6 milyar dolara yükseldi. Türkiye, eski net ihracatçı konumundan net ithalatçı konumuna geriledi. Dahilde İşleme Rejimi'ndeki kapasite kısıtlamaları, ithalat izin süreçlerindeki gecikmeler ve bürokratik engeller de sektörü daha da zorluyor.
Kota kaynaklı fiyat farkı, yalnızca ihracatı değil kayıt dışılığı da besliyor. Kilogram başına oluşan milyarlarca dolarlık rant, kaçak altın ticaretinin önünü açıyor. Devlet bu konuda operasyonlar yürütse de, asıl zararı yasal çalışan mücevher sektörü görüyor.
İhracattaki mevcut trendin devamı halinde yıl sonunda yaklaşık 7-8 milyar dolar ihracat ve 100 ton civarında üretim hacmi bekleniyor. Sektörde kota öncesi 250 bin civarında olan istihdam ise yüzde 30-35 oranında azaldı. Nitelikli iş gücü kaybı, sektörün geleceğine yönelik en kritik risk unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
Sektör temsilcileri, kota uygulamasının en kritik yatırım dönemine denk geldiğini vurguluyor. Fabrikalar kapatıldı, dört kuşaktır süregelen aile şirketleri umutsuzluk içinde. Sektörün mevcut altyapısı, tasarım kapasitesi ve katma değerli üretim gücü göz önüne alındığında, kota olmaksızın 20 milyar dolarlık bir ihracat potansiyelinden bahsetmek mümkün.
Sektörün yeniden toparlanabilmesi için altın ithalat kotasının kaldırılması, Dahilde İşleme Rejimi'ndeki kısıtlamaların azaltılması, Altın Esaslı Muhasebe sistemine geçilmesi ve ihracat desteklerinin yeniden aktif hale getirilmesi gerekiyor.
Piyasa Etki Analizi
Bu gelişmenin döviz ve altın yatırımcıları açısındanbirden fazla önemli etkisi bulunuyor. Altının iç piyasada uluslararası fiyata göre işlem gördüğü bir ortam, altında yurt içi primin veya iskontonun sürdürülebilirliğini zora sokuyor. Altın kotası nedeniyle oluşan fiyat farkı, iç piyasada yapay bir arz-talep dengesizliği yaratıyor. Kaldırılmaması halinde kayıt dışı akışlar ve kaçakçılık, piyasadaki likidite akışını öngörülemez kılıyor.
Mücevher sektöründeki gerileme, Türkiye'nin cari açığına olumsuz yansıyor. Net ithalatçı konumuna geçiş, döviz talebini artırıyor ve Türk lirası üzerinde değer kaybı yönünde baskı yaratabilir. İhracat gelirlerindeki bu büyük kayıp, Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini destekleme kapasitesini de doğrudan etkiliyor.
Diğer taraftan, kota uygulamasının kaldırılmasına yönelik beklentiler güçlenirse, altın ithalatında normale dönüş yaşanması iç piyasada ons altınla paralel hareketi sağlayabilir. Bu da yatırımcılar için daha şeffaf ve öngörülebilir bir fiyat oluşumu anlamına gelir. Kaldırılma beklentisi, kısa vadede altın pozisyonlarında belirsizlik yaratırken, uzun vadede piyasa disiplini açısından olumlu bir sinyal olarak okunabilir.
Sektördeki istihdam kaybı ve üretim daralması, genel ekonomik aktivite üzerinde de baskı yaratıyor. Bu da enflasyonla mücadele sürecinde talep tarafında bir soğumaya işaret edebilir.