Günün Konuları (154)
ATO Başkanı Baran: Ankara'da büyük ölçekli bir Outlet Köyü kurulmalı
Sanayici Yüksek Faiz ve Maliyet Baskısıyla Boğuşuyor
Borsa Günün İlk Yarısında Geriledi
Akkuyu Nükleer Güç Santrali 2. Ünitede Kritik Aşamaya Ulaştı
Çin'den Japon Savunma Sektörüne Yönelik İhracat Kısıtlamalarında Genişleme
Kuyumculuk Sektöründe İhracat Lideri Belli Oldu
Bakır Fiyatları Üzerindeki Baskı Sürüyor: Fed Kararları ve Doların Gücü Belirleyici
Altın Fiyatlarında Hafta Başlangıcı: Düşüş Eğilimi ve 5000 Dolar Hedefi Yeniden Gündemde
ABD-Çin çip savaşında yeni dönem: Küresel piyasalar için risk alarmı
10 Soruda 2026 Model Varlık Barışı: Yatırımcılar İçin Değerlendirme Rehberi
Küresel Piyasalarda Jeopolitik Riskler Yeni Haftanın Ana Gündemi
Ekonomik Güven Endeksi Dört Ayın Zirvesinde
TİM İhracat Talep Endeksi mayıs ayında eşik değerinin altında kaldı
Ne altın ne dolar... Dev fonların yeni yatırım rotası ortaya çıktı
Sabiha Gökçen Havalimanı'nda Günlük Yolcu Sayısı Tarihi Zirveye Ulaştı
Çip Savaşları Küresel Riskler Üzerindeki Etkisini Artırıyor
ABD'den Türkiye'ye Ek Vergi Riski Raporu
Türkiye ihracat hedeflerine emin adımlarla ilerliyor: 410 milyar dolar rotasında
Türkiye-Suudi Arabistan Ticari İlişkilerinde Yeni Adım: Yatırım ve Finansal Akışlara Olası Etkileri
El Nino Fenomeninin Küresel Ekonomiyi ve Yatırım Piyasalarını Etkileme Potansiyeli
SpaceX Hisselerinde Yoğun Oynaklık: Kritik Likidite Darboğazı ve Borçlanma Sinyalleri
Yatırımcı Rotası Değişti: ABD Varlıklarına Güçlü Geri Dönüş ve Piyasa Yorumları
Batarya Üretiminde Lityum Kullanımı Tüm Zamanların En Yüksek Seviyesine Ulaştı
BofA'dan Dolar Yorumu: Güçlü Trend Devam Edecek, Euro İçin Kritik Seviyeler
KLGYO – 2025 Yılında Kâr Dağıtımı Yapılamayacak
Altın ithalat kotası mücevher ihracatını çökertti, 20 milyar dolarlık ihracat potansiyeli tehlikede
İhracat kaybının arkasındaki temel faktör, 2023 yılında cari açığı kontrol altına almak amacıyla devreye alınan altın ithalat kotası. Kota uygulaması, uluslararası altın fiyatları ile Türkiye iç piyasasındaki altın fiyatları arasında kilogram başına zaman zaman 15 bin dolara ulaşan devasa bir fiyat farkı yarattı. Türk mücevher üreticisi kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolarlık işçilik katma değeri üretirken, kota kaynaklı maliyet farkı bu katma değerin üç katına kadar çıkıyor. Son dönemde fiyat farkının azaldığı görülse de, sektördeki belirsizlik ortamı ihracatın toparlanmasını engelliyor.
Uluslararası alıcılar, sipariş verdikleri tarih ile teslim tarihi arasında maliyetlerde yaşanabilecek olağanüstü dalgalanmaları öngöremiyor. Bu belirsizlik, Çin, İtalya ve Endonezya gibi rakip ülkelere büyük avantaj sağlıyor. Uzun yıllar ve büyük emeklerle oluşturulmuş müşteri portföyleri hızla kaybediliyor. Uluslararası ticarette güven ve süreklilik unsurları kaybedildiğinde, yeniden kazanılması yıllar alıyor.
Kota uygulamasının beklenen cari açığı azaltma etkisini göstermediği, ancak sektörün rekabet gücünü tamamen ortadan kaldırdığı görülüyor. 2021 yılında 700 milyon dolar seviyesinde olan bitmiş takı ithalatı 2024'te 6,6 milyar dolara yükseldi. Türkiye, eski net ihracatçı konumundan net ithalatçı konumuna geriledi. Dahilde İşleme Rejimi'ndeki kapasite kısıtlamaları, ithalat izin süreçlerindeki gecikmeler ve bürokratik engeller de sektörü daha da zorluyor.
Kota kaynaklı fiyat farkı, yalnızca ihracatı değil kayıt dışılığı da besliyor. Kilogram başına oluşan milyarlarca dolarlık rant, kaçak altın ticaretinin önünü açıyor. Devlet bu konuda operasyonlar yürütse de, asıl zararı yasal çalışan mücevher sektörü görüyor.
İhracattaki mevcut trendin devamı halinde yıl sonunda yaklaşık 7-8 milyar dolar ihracat ve 100 ton civarında üretim hacmi bekleniyor. Sektörde kota öncesi 250 bin civarında olan istihdam ise yüzde 30-35 oranında azaldı. Nitelikli iş gücü kaybı, sektörün geleceğine yönelik en kritik risk unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
Sektör temsilcileri, kota uygulamasının en kritik yatırım dönemine denk geldiğini vurguluyor. Fabrikalar kapatıldı, dört kuşaktır süregelen aile şirketleri umutsuzluk içinde. Sektörün mevcut altyapısı, tasarım kapasitesi ve katma değerli üretim gücü göz önüne alındığında, kota olmaksızın 20 milyar dolarlık bir ihracat potansiyelinden bahsetmek mümkün.
Sektörün yeniden toparlanabilmesi için altın ithalat kotasının kaldırılması, Dahilde İşleme Rejimi'ndeki kısıtlamaların azaltılması, Altın Esaslı Muhasebe sistemine geçilmesi ve ihracat desteklerinin yeniden aktif hale getirilmesi gerekiyor.
Piyasa Etki Analizi
Bu gelişmenin döviz ve altın yatırımcıları açısındanbirden fazla önemli etkisi bulunuyor. Altının iç piyasada uluslararası fiyata göre işlem gördüğü bir ortam, altında yurt içi primin veya iskontonun sürdürülebilirliğini zora sokuyor. Altın kotası nedeniyle oluşan fiyat farkı, iç piyasada yapay bir arz-talep dengesizliği yaratıyor. Kaldırılmaması halinde kayıt dışı akışlar ve kaçakçılık, piyasadaki likidite akışını öngörülemez kılıyor.
Mücevher sektöründeki gerileme, Türkiye'nin cari açığına olumsuz yansıyor. Net ithalatçı konumuna geçiş, döviz talebini artırıyor ve Türk lirası üzerinde değer kaybı yönünde baskı yaratabilir. İhracat gelirlerindeki bu büyük kayıp, Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini destekleme kapasitesini de doğrudan etkiliyor.
Diğer taraftan, kota uygulamasının kaldırılmasına yönelik beklentiler güçlenirse, altın ithalatında normale dönüş yaşanması iç piyasada ons altınla paralel hareketi sağlayabilir. Bu da yatırımcılar için daha şeffaf ve öngörülebilir bir fiyat oluşumu anlamına gelir. Kaldırılma beklentisi, kısa vadede altın pozisyonlarında belirsizlik yaratırken, uzun vadede piyasa disiplini açısından olumlu bir sinyal olarak okunabilir.
Sektördeki istihdam kaybı ve üretim daralması, genel ekonomik aktivite üzerinde de baskı yaratıyor. Bu da enflasyonla mücadele sürecinde talep tarafında bir soğumaya işaret edebilir.