Günün Konuları (154)
SPK Yatırımcıları Dolandırıcılık Girişimlerine Karşı Uyardı
Su Krizi ve İklim Göçü: Yatırımcılar İçin Yeni Risk ve Fırsat Alanları
Gelir Grupları Zamanı Nasıl Kullanıyor? Yüksek Gelirli Kesimin Yatırım Odaklı Zaman Ayrımı Dikkat Çekiyor
Kayıp Bitcoin'ler: Milyarlarca Dolarlık Dijital Hazine Nereye Gömüldü?
Reel Sektörün Döviz Açığı Nisan Ayında Genişledi
Akaryakıt ÖTV Zammı: Benzin, Motorin ve LPG Fiyatlarında Öngörülen Artışın Yatırım Piyasalarına Olası Etkileri
Yağışların Arpa Rekoltesi Üzerindeki Etkisi: Üretimde Beklenen Düşüş Fiyat Hareketlerini Nasıl Etkileyebilir?
El Niño Yeniden Kapıda: Yatırımcılar İçin Risk Haritası Çıkıyor – Citigroup Uyarıyor
Enerji Anlaşmaları ve Yatırımcıların Risk Fiyatlaması: Yeni GES Projesinin Ekonomik Yansımaları
Küresel Altın Madenciliği Üretim Raporu: Türkiye'nin Yeri ve Arz Dinamikleri
Akaryakıtta Vergi Ayarlaması: Maliyet ve Enflasyon Etkisi Hesapları
Fed faiz kararını açıkladı: Beklentiler dahilinde sabit tutuldu
Altın Fiyatlarında Ons Hareketliliği ve Yurt İçi Rekor
BBVA Research temmuz verileri sonrası yıl sonu enflasyon ve faiz beklentisini korudu
Mevsimsellikten arındırılmış enflasyon yüzde 2,2'ye çıkarken, sağlık, enerji ve alkollü içecekler hariç tutulduğunda çekirdek enflasyonun yüzde 2,1 civarında yatay kaldığı görüldü. Yani aslında çok belirgin bir bozulma ya da iyileşme yoktu çekirdek tarafta.
Temel mallarda talebin zayıf olması dezenflasyon sürecine destek veriyor. Fakat geçici etkiler çıkartıldığında bile hizmet tarafında enflasyonun güçlü seyretmeye devam ettiği vurgulandı. Bu da hizmet pricesının ne kadar yapışkan olduğunu gösteriyor.
Medyan enflasyon aylık yüzde 1,5'e, altı eğilim göstergesinin ortalaması da yüzde 1,8'e geriledi. Üç aylık ortalamalara bakıldığında ise sırasıyla yüzde 1,7 ve yüzde 2,0 seviyelerine indiği kaydedildi. Ancak dağılım göstergelerinde geniş tabanlı bir iyileşme henüz görülmediği için temkinli duruşun sürdürülmesi gerektiğinin altı çizildi.
Akaryakıt fiyatlarındaki ayarlamaların gecikmeli etkisi ve takvim kaynaklı artışlar, ağustos ve eylül aylarında enflasyonun bir miktar daha yukarı gitmesine neden olabilir. Buna karşın gıda fiyatlarında mevsimsel olarak düşüş yaşanması ve zayıf talep bu yukarı yönlü baskıyı biraz olsun dengeleyebilir.
Kurum, enerji fiyatlarının normalleşmesi ve yılın ikinci yarısında ihtiyatlı para politikası devam ettiği senaryo altında yıl sonu enflasyonun yüzde 30 civarında olacağını öngördü. TCMB'nin ağustos ayındaki enflasyon raporunda kendi tahminini değiştirmesini de beklemiyorlar. Eğer koşullar uygun olursa, eylül ayından itibaren efektif fonlama maliyetinin kademeli olarak politika faizine yaklaştırılacağını ve senenin sonunda yüzde 36 civarında tamamlanacağını düşündüklerini aktardılar.
Piyasa Etki Analizi
Bu haber döviz ve altın cephesinde önemli ipuçları barındırıyor. Yıl sonu enflasyonun yüzde 30 olarak öngörülmesi ve TCMB'nin eylül itibarıyla fonlama maliyetini politika faizine yaklaştırması beklentisi, faiz tarafında bir normalleşme sinyali veriyor. Eğer TCMB eylülde gerçekten adım atarsa ve fonlama maliyeti yüzde 36 civarına çıkarsa, bu dolar TL kurunda kısa vadede bir stabilizasyon yaratabilir. Ancak enflasyonun hâlâ yüzde 30 seviyesinde olması, negatif reel faiz sorununun devam edeceğini gösteriyor. Bu ortamda altının destek bulmaya devam etmesi beklenebilir. Hizmet enflasyonundaki yapışkanlık ise Merkez Bankası'nın elini kolunu bağlayan temel unsur olarak öne çıkıyor. Akaryakıt tarafında olası zamlar hem enflasyonu hem de kur baskılarını tetikleyebilecek bir katalizör olarak takip edilmeli.