Günün Konuları (154)
SPK Yatırımcıları Dolandırıcılık Girişimlerine Karşı Uyardı
Su Krizi ve İklim Göçü: Yatırımcılar İçin Yeni Risk ve Fırsat Alanları
Gelir Grupları Zamanı Nasıl Kullanıyor? Yüksek Gelirli Kesimin Yatırım Odaklı Zaman Ayrımı Dikkat Çekiyor
Kayıp Bitcoin'ler: Milyarlarca Dolarlık Dijital Hazine Nereye Gömüldü?
Reel Sektörün Döviz Açığı Nisan Ayında Genişledi
Akaryakıt ÖTV Zammı: Benzin, Motorin ve LPG Fiyatlarında Öngörülen Artışın Yatırım Piyasalarına Olası Etkileri
Yağışların Arpa Rekoltesi Üzerindeki Etkisi: Üretimde Beklenen Düşüş Fiyat Hareketlerini Nasıl Etkileyebilir?
El Niño Yeniden Kapıda: Yatırımcılar İçin Risk Haritası Çıkıyor – Citigroup Uyarıyor
Enerji Anlaşmaları ve Yatırımcıların Risk Fiyatlaması: Yeni GES Projesinin Ekonomik Yansımaları
Küresel Altın Madenciliği Üretim Raporu: Türkiye'nin Yeri ve Arz Dinamikleri
Akaryakıtta Vergi Ayarlaması: Maliyet ve Enflasyon Etkisi Hesapları
Fed faiz kararını açıkladı: Beklentiler dahilinde sabit tutuldu
Altın Fiyatlarında Ons Hareketliliği ve Yurt İçi Rekor
Citi'den Türkiye enflasyonu için zorlu patika uyarısı
Temmuzda yıllık enflasyon yüzde 31,75 olarak kayıtlara geçti. Bu oran hem piyasa beklentilerini hem de Citi'nin yüzde 32 seviyesindeki tahminini biraz altında kaldı. Fakat Merkez Bankası'nın Enflasyon Raporu'nda ortaya koyduğu tablonun hafif üzerinde kaldığı da bir gerçek. Ulaştırma ve kira gibi kalemlerdeki artışlar beklenenden biraz daha düşük kalınca, işlenmemiş gıdadaki yükselişi dengeledi.
Asıl dikkat çekici nokta çekirdek ve hizmet enflasyonu tarafında ortaya çıkıyor. Çekirdek enflasyon yüzde 30 civarında, hizmet enflasyonu ise yüzde 40 bandında seyrediyor. Bu seviyeler hala çok yüksek ve dezenflasyon sürecinin ne kadar süreceğine dair soru işaretlerini artırıyor.
Orta Doğu'daki krizin ekonomiye olası yansımalarına da dikkat çeken Citi, Merkez Bankası'nın sıkı para politikasını piyasanın beklediğinden daha uzun bir süre boyunca sürdürmesi gerektiğini düşünüyor. Politika faizinin yıl sonunda yüzde 35 seviyesine ineceğini öngörüyorlar ancak yılın ikinci yarısında faiz indirimi için oldukça dar bir alan kaldığını vurguluyorlar.
Önümüzdeki dönemde enflasyonu şekillendirecek başlıca unsurlar gıda fiyatlarındaki oynaklık, sonbaharda giyim grubunda yaşanabilecek yukarı yönlü riskler ve enerji fiyatları olacak. Zayıflayan iç talebin ise hizmet fiyatları üzerinde biraz baskı azaltıcı etkisi olabilir. Yine de yapısal katılıklar ve enerji tarafındaki belirsizlikler nedeniyle Citi, yıllık enflasyonun 2026 yıl sonunda bile yüzde 31,8 seviyesinde kalacağını tahmin ediyor.
Döviz kurundaki mevcut istibrarın enflasyon beklentilerini tek başına kontrol altına almak için yeterli olmayabileceği de raporda belirtiliyor. Sermaye girişlerinin hızı ve dolarizasyon eğilimlerinin Merkez Bankası'nın fonlama yapısıyla uyum sağlamasında belirleyici olacağı ifade ediliyor. Merkez Bankası'nın 13 Ağustos'ta yayınlayeceği üçüncü Enflasyon Raporu'ndan gelecek mesajlar ise faiz beklentileri açısından kritik olacak.
Piyasa Etki Analizi
Citi'nin bu değerlendirmesi piyasalar açısından birkaç önemli mesaj barındırıyor. Önce enflasyonun yapısal nedenlerle uzun süre yüksek kalacağının altı çiziliyor. Bu durum Merkez Bankası'nın faiz indirimi konusunda daha temkinli hareket etmesine yol açacak gibi görünüyor. Yılın ikinci yarısında faiz indirimi beklentisinin oldukça sınırlı kalması, bono faizlerinde ve tahvil piyasasında yukarı yönlü baskı anlamına gelebilir. Döviz cephesinde ise kurda kalıcı bir düşüşün zorlaşacağı, enflasyonla mücadeleye bağlı olarak para politikasının uzun süre sıkı kalacağı mesajı piyasalara verilmiş oluyor. Altında ise yüksek enflasyon ve gerçek getirilerin negatif seyretmesi, TL cinsi altın talebini canlı tutmaya devam edecek bir tabloyu destekliyor.