Günün Konuları (154)
Türkiye'de Banka Mevduatları 32 Trilyon Lira Sınırını Geçti
Euro Bölgesi Büyüme Verileri Beklentilerin Üzerinde Geldi
Paranın rotası değişiyor: Yatırımcılar neye odaklanıyor?
KKM bakiyesindeki düşüş devam ediyor
TCMB'nin brüt rezervleri 162,6 milyar dolara çıktı
Küresel piyasalarda Fed ve Orta Doğu geriliminin etkileri
Dolar ve altın yatırımcıları: JPMorgan'dan Fed faiz takvimi için kritik güncelleme
ABD ham petrol stokları beklentilerin tersine sert düştü
Çin'den ABD'ye sert tepki: Robotlar "ulusal güvenlik riski" listesinde
Merkez Bankalarının Altın Alımları Beklentilerin Gerisinde Kaldı
JPMorgan, Fed'in faiz artışını öne çekebileceğini düşünüyor
Kazakistan'dan İngiltere'ye Yeni Gübre Taşıma Yolu
Toyota'nın Sakarya fabrikasında üretimi iki hafta durduracak bakım çalışması
Hindistan Merkez Bankası Rupiyi Korumak İçin Piyasaya Milyarlarca Dolar Sattı
Türkiye-Irak petrol hattı görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadı ancak akış sürecek
İngiltere Merkez Bankası faizlerde hareket etmedi
Bankaların ilk 6 aylık kârı enflasyonu geçti
ABD mortgage faizleri son bir yılın zirvesine çıktı
TCMB'den Suriye'ye Finansal İşbirliği Adımı
Fed faiz kararını açıkladı: Politika faizinde değişiklik yok
Hakan Kara'dan Fed yorumu: 10 yıl sonra aynı sinyal
İzmir Ticaret Borsası'nda başkanlık dönemi bitiyor
Yükselen petrol fiyatları Japonya'nın büyüme beklentisini düşürdü
Katar, Hürmüz Boğazı riski nedeniyle ABD'den 33 LNG kargosu satın aldı
Japonya, otomobil motorları için gerekli iki önemli metalin tedarik yolunu değiştiriyor
ECB'de kritik toplantı: Faiz artırımı gündemde mi?
Bölgesel gelişmeler kaynaklı enerji fiyatlarındaki dalgalanma, ECB'nin para politikasında daha temkinli bir duruş sergilemesine neden oluyor. Piyasalarda şu an için bankanın mevcut faiz seviyelerini koruyacağına ilişkin güçlü bir beklenti hakim. Ancak gelecek dönemlere yönelik beklentilerde belirgin bir değişim yaşanıyor. Bir sonraki toplantıda faiz artışına gidilmesi giderek daha güçlü bir olasılık olarak fiyatlanıyor. Bankanın karar metninde veri bağımsız ve esnek bir yaklaşım çizgisini sürdüreceği öngörülüyor.
Perşembe günkü kararın yanı sıra ECB Başkanı Christine Lagarde'ın yapacağı açıklamalar kritik öneme sahip olacak. Enflasyon görünümü, enerji fiyatları ve jeopolitik risklere ilişkin değerlendirmeleri, euro ve Avrupa borçlanma piyasalarının kısa vadedeki yönünü belirleyici rol oynayacak. Bankanın savaş kaynaklı maliyet baskılarını geçici mi yoksa yapısal mı gördüğüne dair mesajları, faiz beklentilerinin şekillenmesinde anahtar nitelik taşıyacak.
Rabobank Kıdemli Makrostratejisti Bas van Geffen, ateşkes sürecinin bozulmasının daha ılımlı bir politika senaryosunu zayıflattığını ancak enerji fiyatlarının bankanın temel senaryosuyla genel olarak uyumlu seviyelerde seyrettiğini ifade etti. Bölgesel belirsizliğin yılın ikinci yarısına yönelik faiz artırımı beklentilerini yeniden güçlendirdiğini vurgulayan van Geffen, Lagarde'ın enflasyon risklerini yukarı yönlü etkileyebilecek unsurlara dikkat çekebileceğini ancak bunun acil bir politika değişikliğini gerekli kılmadığını düşünüyor. Van Geffen, bir faiz artışı daha öngördüklerini ve bunun için en olası tarihin eylül ayı olduğunu belirtiyor. Van Geffen'e göre bazı şahin üyeler temmuz toplantısında ek bir artış için bastırabilir ancak çoğunluğun bu yönde bir karara sıcak bakması düşük bir olasılık olarak değerlendiriliyor.
ABN AMRO'dan Jan-Paul van de Kerke, haziran ayındaki toplantının ardından eylül ayında mevduat faizinin yüzde 2,50 seviyesine çıkarılmasını beklediklerini dile getirdi. Bu artışın enflasyon beklentilerini kontrol altında tutmak adına gerekli görüldüğünü aktaran van de Kerke, çekirdek enflasyonun enerji fiyatlarındaki gerilemeye rağmen yüksek seviyelerde kalmasının beklendiğini vurguladı. Van de Kerke, ikincil enflasyon etkilerinin kontrol altına alınmasıyla birlikte ECB'nin 2027 başlarında politikayı kademeli olarak nötr seviyeye çekmeye başlayacağını ve aynı yılın ikinci ile üçüncü çeyreklerinde birer faiz indirimiyle mevduat faizinin yüzde 2'ye düşürüleceğini öngörüyor.
Piyasa Etki Analizi
Avrupa Merkez Bankası'nın faiz artırımı beklentilerinin güçlenmesi, euroda değer kazanımı baskısı yaratabilir. Türkiye açısından bakıldığında, euro tarafında yaşanacak olası güçlenme, EUR/TRY paritesinde yukarı yönlü hareket potansiyeli doğurabilir. Ancak ECB'nin daha şahin bir tutuma geçmesi, gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkış hızını artırarak Türk lirası üzerindeki baskıyı da destekleyebilir. Petrol fiyatlarının yüksek seyri ise Türkiye'nin cari açığı ve enflasyonu üzerinde olumsuz etki yaratmaya devam edecektir. Altın cephesinde, jeopolitik belirsizliklerin sürmesi ve merkez bankalarının agresif sıkılaşma yoluna gitmekte tereddüt etmesi, altının desteklenmesine yönelik bir zemin oluşturuyor. ECB'nin Lagarde açıklamaları euro/dolar paritesi ve dolayısıyla dolar/TL fiyatı üzerinden yurt içi piyasalara da doğrudan yansıyacaktır.