Prof. Dr. Kamil Yılmaz'dan altın, kur ve sanayi sektörüne ilişkin kritik uyarılar

Prof. Dr. Kamil Yılmaz, külçe altın fiyatlarındaki ons bazlı hareketliliği değerlendirerek altındaki bu hızlı yükselişin her zaman devam edemeyeceği konusunda uyardı. Yılmaz, altın fiyatlarının 4.000 doların üzerine kadar çıkmasının aslında ABD'nin yeni dönemde uygulayacağı politikalara yönelik piyasa beklentilerini yansıttığını ancak bunun bir sağlıklığının da Fed cephesinden gelen karışık mesajlarla ilgili olduğunu söyledi. Fed cephesinden faiz artışı konusunda birbiriyle çelişen açıklamalar geldiğini ve eylül ayında faiz artışı beklentisinin yüzde 60 seviyesine kadar çıktığını belirten Yılmaz, jeopolitik risklerle birlikte petrol fiyatlarındaki hareketlerin de dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

Ekonomi çevrelerinde zaman zaman gündeme gelen hızlı devalüasyon tartışmalarına da değinen Yılmaz, ani bir kur sıçramasının mevcut ekonomik programın bugüne kadar elde ettiği kazanımları bir anda sıfırlayabileceğini savundu. Şok bir devalüasyonun enflasyonu şu anki yüzde 30 seviyelerinden tekrar yüzde 40-50 bandına çekebileceğini söyleyen Yılmaz, bunun fiyatlama davranışlarını bozacağını ve yıl sonunda yüksek ücret artışı taleplerinin önünü açarak enflasyonist bir döngü yaratacağını belirtti. Yılmaz, ani kur hareketinin beklentileri bozarak kalıcı bir hayat pahalılığına yol açabileceğinin altını çizdi.

Sanayicinin şu anki durumunu su altında pipetle nefes almaya benzeten Yılmaz, şirketlerin ciddi bir baskı altında olduğunu ve bazılarının kapanma noktasına geldiğini vurguladı. Tek seferlik bir şok yerine TL'deki değer kaybının kontrollü bir biçimde hızlandırılmasını öneren Yılmaz, petrol fiyatlarının 70 doların altına gerilemesi halinde aylık kur kaybının yüzde 2'nin üzerine çıkarılabileceğini dile getirdi. Bu yöntemin enflasyonu yüzde 30 seviyelerinde tutarken reel sektöre biraz olsun nefes aldırabileceğini söyleyen Yılmaz, bu sayede dengeli bir geçişin sağlanabileceğini belirtti.

Türkiye'nin şu anda ağır çekimde bir enflasyonla mücadele programı uyguladığını ifade eden Yılmaz, bu sürecin yan etkilerinden birinin de sanayisizleşmenin hızlanması olduğunu kaydetti. Geçmişte büyümenin itici gücü olan inşaat sektörünün de yüksek faizler nedeniyle tamamen tıkandığını belirten Yılmaz, 10 yıllık konut kredisinin maliyetlerinin geldiği noktanın talebi neredeyse imkansız hale getirdiğini söyledi. Yılmaz, sadece kredi paketleriyle sanayinin yapısal sorunlarının çözülemeyeceğini, mevcut faiz seviyeleriyle inşaat sektöründe yeni bir hareketlenmenin de mümkün olmadığını sözlerine ekledi.

Piyasa Etki Analizi
Yılmaz'ın uyarıları Türkiye ekonomisi açısından kritik bir eşiğe işaret ediyor. Altın tarafında ons fiyatlarındaki yükselişin devamlılığının sorgulanması, yurt içi altın yatırımcılarının pozisyon büyüklüklerini gözden geçirmesi gerektiği anlamına gelebilir. Kur cephesinde ise kontrollü devalüasyon önerisi, kademeli TL değer kaybının piyasalar tarafından daha sürdürülebilir bulunduğunu gösteriyor. Ancak şok devalüasyon senaryosunun masada olması, döviz pozisyonu olan şirketlerin hedge stratejilerini sıkılaştırması gerektiğini düşündürüyor. Sanayideki sıkışmışlık ve inşaat sektöründeki tıkanma, BIST'te sanayi ve inşaat hisseleri üzerinde aşağı yönlü baskı yaratabilir. Yüksek faiz ortamı uzadıkça reel sektörün kırılganlığının artması bekleniyor. Petrol fiyatlarının 70 doların altına gerileme olasılığı ise Türkiye'nin cari açık hesabı ve enflasyon seyri açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme olacak.

Yorumlar (0)

Yorum yazmak ve haberleri beğenmek için lütfen giriş yapın.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

⚠️ Yorumu Şikayet Et

Kapatmak için Esc tuşuna basın.