Günün Konuları (154)
İstanbul Havalimanı'nda Avrupa günlük yolcu rekoru kırıldı
Vergi denetiminde yeni dönem: Ceza kesmeden önce uyarı ve uyum süreci geliyor
Temmuz ayı enflasyon verileri yarın açıklanacak: Piyasaların gözü TÜİK raporunda
Altın ve dolardan vazgeçtiler, yatırımcıların yeni adresi belli oldu
Pazar Günü Altın Fiyatlarında Son Durum
Trump İran'a yönelik planlanan saldırıları askıya aldığını duyurdu
2028'e kadar 27 ile yüksek hızlı tren bağlantısı sağlanacak
Esnaf kredisinin limiti artırıldı, yatırım kredisi üst sınırı da yükseldi
İstanbul'da temmuz ayında fiyatlar hızlandı, yıllık enflasyon ise geriledi
Türkiye'nin çelik üretiminde ilk yarıda yüzde 8 artış
Temmuz ayında yatırım piyasalarında kazananlar ve kaybedenler belli oldu
Turizm geliri 65,2 milyar doları buldu
Avrupa borsaları günü karışık kapattı
Test ortamından çıkan yapay zekâ modelleri gerçek şirketlere sızdı
Temmuz ayı enflasyon verileri ne zaman açıklanacak? Tarih belli oldu
TCMB Finansal Hesaplar Raporu: İlk Çeyreğin Finansal Görünümü Açıklandı
Merkez Bankası'nın Para Arzı Raporu: Büyüme Yavaşlıyor, Kredi Akışı Sürüyor
Petrol fiyatları Euro enflasyonunu yukarı çekti, ECB'ye faiz baskısı artıyor
Yabancıların TL carry trade pozisyonları savaş sonrası en yüksek seviyede
Enerji faturasındaki artış yüzde 29'a yaklaştı: Ham petrol ithalatı azaldı ama maliyet yükseldi
Net finansal açık GSYH'nin yüzde 23'ünü aştı
Turkish Bank'ta Ownership Transfer Completed, Name Changed
Altın fiyatlarında $4.000 desteği ve alım fırsatı tartışmaları
Altın beş ay sonra ilk kez aylık kazanç yolunda
Suudi devi OYAK'ın akaryakıt şirketine ortak oluyor: Yüzde 30 hisse ve yıl sonu hedefi
Faizsiz ev ve araç alımına yeni sınırlama geliyor
Düzenlemenin 1 Ekim 2026'da yürürlüğe girmesi öngörülüyor. Yeni kurala göre bir kişi en fazla iki sözleşme yapabilecek. Bunlardan biri taşıt finansmanı, diğeri ise konut veya çatılı iş yeri finansmanı olacak. Yani toplamda iki aktif sözleşme ile sınırlı kalınacak.
Sadece sözleşme adedi değil, kullanılabilir finansman tutarları da bir üst bareme bağlanacak. Taşıt finansmanı için azami tutar 6 milyon 250 bin TL, konut veya iş yeri finansmanı için ise 62 milyon 500 bin TL olarak belirlenecek. Bir kişinin tüm sözleşmelerinin toplamı ise 62 milyon 500 TL'yi geçemeyecek.
Bu sistemde katılımcılardan toplam finansman tutarının yüzde 7'si oranında hizmet bedeli alınıyor. Tapu harcı, ipotek bedeli ve noter ücreti gibi yasal giderler ise ayrıca ödeniyor. Finansman hakkına kavuşabilmek için birikimin toplam tutarın yüzde 45'ine ulaşması gerekiyor. Bu yüzde 45'lik birikim 6 ayda tamamlanırsa kalan yüzde 55'lik kısım katılımcıya hemen veriliyor. Ancak bu süreç 24 veya 36 aya kadar da uzatılabiliyor.
Örnek üzerinden gidelim: Peşinatsız 1 milyon TL'lik bir araç için yüzde 7 hizmet bedeliyle 70 bin TL ödeniyor. 60 aylık taksit seçeneğinde yüzde 45'lik birikim 27'nci ayda tamamlanıyor ve ardından finansman şirketi kalan tutarı karşılıyor.
Sistemin en büyük riski yüksek enflasyon ortamında ortaya çıkıyor. Uzun vadeli birikim sürecinde paranın reel değeri düşüyor ve alınmak istenen araç veya konutun fiyatı hızla yükseliyor. Bu yüzden yüzde 45'lik birikimin 6 ay içinde tamamlanması çok daha avantajlı görünüyor.
Bir diğer detay ise katılım bankalarıyla arasındaki fark. Katılım bankalarında aylık ortalama yüzde 2,5 kâr payı uygulanırken, tasarruf finansman şirketlerinde araç ya da konut teslim edilene kadar yatırılan taksitlere hiçbir kâr payı ödenmiyor. Biriken para bu süreçte sadece anapara olarak korunuyor.
Piyasa Etki Analizi
Bu düzenleme doğrudan döviz veya altın piyasalarını etkilemese de dolaylı bazı sonuçları olabilir. Kısıtlama getirilmesi, faizsiz finansmanla ev ve araç almayı planlayanları banka kredilerine yönlendirebilir. Banka kredilerine olan talebin artması kredi faizlerinde yukarı yönlü baskı yaratabilir. Ayrıca 62,5 milyon TL'lik üst limit, gayrimenkul piyasasında belirli bir fiyat bandının üzerindeki işlemleri tasarruf finansman sistemi dışına itebilir. Bu da lüks segment konutlarda talep kaymalarına yol açabilir. Yüksek enflasyon ortamında ise uzun vadeli birikim yapan katılımcılar ciddi reel kayıplarla karşı karşıya kalabilir ve bu durum sistemden çıkışları hızlandırabilir.