Günün Konuları
Labcorp 35 milyon dolar ödeyecek: Milyonlarca hastanın verisi sızdırılmıştı
Altın fiyatlarında kısa vadeli dalgalanmalar devam ediyor
Altın fiyatları tırmanışta, yükselişin önü görünmüyor
Avrupa Gaz Depoları Kritik Düşük Seviyede, Enerji Faturası Riski Büyüyor
Fed'den eylül mesajı: Enflasyon yeniden hızlanırsa sert hamle gelebilir
JPMorgan'ın CEO'su Dimon'dan piyasalar için kritik uyarı: Yüksek kaldıraç birilerini patlatacak
DeepSeek yapay zeka modelinde fiyat tarifelerini güncelliyor
Trump İran ile anlaşma istediğini söyledi ama askeri seçeneği de masada bıraktı
Bakır Fiyatları Ticaret Gerginliklerine ve Arz Endişelerine Rağmen Yükseliyor
Petrol fiyatlari diplomatik umutlarla geriledi
JP Morgan'dan 2026 altın tahmini: Gram altında 9 bin TL yolu görüldü
Temmuz ihracat rakamları döviz piyasalarını nasıl etkiler?
Bankalara tek kişiye kredi vermekte üst sınır geliyor
ABD enflasyon verileri 12 Ağustosta açıklanacak
Turk lirasiyla ticarette buyuk artis, 917 milyar liraya dayandi
Kuresel arz sikintilari baz metal fiyatlarini tirlanmaya devam ediyor
Iki buyuk İngiliz bankasi Fed'in enflasyon yaklasimini degerlendirdi, yatirimcilara onemli bir tavsiyede bulundu
Yapay zeka yatırımları bakır ve nikel başta olmak üzere baz metal fiyatlarını zirveye taşıdı
Fed yetkilisinden enflasyon uyarısı: Faiz artışı yolda mı?
yapay zeka 100 yıllık gelişim yolunu 10 yıla sığdırabilir
Robot üreticisi Unitree'nin halka arz takvimi belli oldu
Altin ve gumus kulteleri icin onemli bir capraz rafineriye sorusturma basladi
abd yapay zeka veri merkezlerinde cin kaynakli optik parcaya yasak getirmeye hazirlaniyor
Uzman Yıldırımtürk: Piyasada para yok, Türk lirası tatile çıktı
Enflasyon Yüzde 30 Seviyesinde Takıldı, Tek Haneli Rakamlar İçin Bekleyiş Uzuyor
Faizsiz ev ve araç alımına yeni sınırlama geliyor
Düzenlemenin 1 Ekim 2026'da yürürlüğe girmesi öngörülüyor. Yeni kurala göre bir kişi en fazla iki sözleşme yapabilecek. Bunlardan biri taşıt finansmanı, diğeri ise konut veya çatılı iş yeri finansmanı olacak. Yani toplamda iki aktif sözleşme ile sınırlı kalınacak.
Sadece sözleşme adedi değil, kullanılabilir finansman tutarları da bir üst bareme bağlanacak. Taşıt finansmanı için azami tutar 6 milyon 250 bin TL, konut veya iş yeri finansmanı için ise 62 milyon 500 bin TL olarak belirlenecek. Bir kişinin tüm sözleşmelerinin toplamı ise 62 milyon 500 TL'yi geçemeyecek.
Bu sistemde katılımcılardan toplam finansman tutarının yüzde 7'si oranında hizmet bedeli alınıyor. Tapu harcı, ipotek bedeli ve noter ücreti gibi yasal giderler ise ayrıca ödeniyor. Finansman hakkına kavuşabilmek için birikimin toplam tutarın yüzde 45'ine ulaşması gerekiyor. Bu yüzde 45'lik birikim 6 ayda tamamlanırsa kalan yüzde 55'lik kısım katılımcıya hemen veriliyor. Ancak bu süreç 24 veya 36 aya kadar da uzatılabiliyor.
Örnek üzerinden gidelim: Peşinatsız 1 milyon TL'lik bir araç için yüzde 7 hizmet bedeliyle 70 bin TL ödeniyor. 60 aylık taksit seçeneğinde yüzde 45'lik birikim 27'nci ayda tamamlanıyor ve ardından finansman şirketi kalan tutarı karşılıyor.
Sistemin en büyük riski yüksek enflasyon ortamında ortaya çıkıyor. Uzun vadeli birikim sürecinde paranın reel değeri düşüyor ve alınmak istenen araç veya konutun fiyatı hızla yükseliyor. Bu yüzden yüzde 45'lik birikimin 6 ay içinde tamamlanması çok daha avantajlı görünüyor.
Bir diğer detay ise katılım bankalarıyla arasındaki fark. Katılım bankalarında aylık ortalama yüzde 2,5 kâr payı uygulanırken, tasarruf finansman şirketlerinde araç ya da konut teslim edilene kadar yatırılan taksitlere hiçbir kâr payı ödenmiyor. Biriken para bu süreçte sadece anapara olarak korunuyor.
Piyasa Etki Analizi
Bu düzenleme doğrudan döviz veya altın piyasalarını etkilemese de dolaylı bazı sonuçları olabilir. Kısıtlama getirilmesi, faizsiz finansmanla ev ve araç almayı planlayanları banka kredilerine yönlendirebilir. Banka kredilerine olan talebin artması kredi faizlerinde yukarı yönlü baskı yaratabilir. Ayrıca 62,5 milyon TL'lik üst limit, gayrimenkul piyasasında belirli bir fiyat bandının üzerindeki işlemleri tasarruf finansman sistemi dışına itebilir. Bu da lüks segment konutlarda talep kaymalarına yol açabilir. Yüksek enflasyon ortamında ise uzun vadeli birikim yapan katılımcılar ciddi reel kayıplarla karşı karşıya kalabilir ve bu durum sistemden çıkışları hızlandırabilir.