Günün Konuları (154)
SPK Yatırımcıları Dolandırıcılık Girişimlerine Karşı Uyardı
Su Krizi ve İklim Göçü: Yatırımcılar İçin Yeni Risk ve Fırsat Alanları
Gelir Grupları Zamanı Nasıl Kullanıyor? Yüksek Gelirli Kesimin Yatırım Odaklı Zaman Ayrımı Dikkat Çekiyor
Kayıp Bitcoin'ler: Milyarlarca Dolarlık Dijital Hazine Nereye Gömüldü?
Reel Sektörün Döviz Açığı Nisan Ayında Genişledi
Akaryakıt ÖTV Zammı: Benzin, Motorin ve LPG Fiyatlarında Öngörülen Artışın Yatırım Piyasalarına Olası Etkileri
Yağışların Arpa Rekoltesi Üzerindeki Etkisi: Üretimde Beklenen Düşüş Fiyat Hareketlerini Nasıl Etkileyebilir?
El Niño Yeniden Kapıda: Yatırımcılar İçin Risk Haritası Çıkıyor – Citigroup Uyarıyor
Enerji Anlaşmaları ve Yatırımcıların Risk Fiyatlaması: Yeni GES Projesinin Ekonomik Yansımaları
Küresel Altın Madenciliği Üretim Raporu: Türkiye'nin Yeri ve Arz Dinamikleri
Akaryakıtta Vergi Ayarlaması: Maliyet ve Enflasyon Etkisi Hesapları
Fed faiz kararını açıkladı: Beklentiler dahilinde sabit tutuldu
Altın Fiyatlarında Ons Hareketliliği ve Yurt İçi Rekor
Fed Kararı Öncesi Kritik Bekleyiş: Tek Risk Odak Noktasına Dönüştü
CME Group verilerine göre piyasalar, Fed'in temmuz toplantısında yüzde 65,8 olasılıkla faizlerin yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit kalacağını fiyatlıyor. Faiz artırımı olasılığı ise yüzde 34,2 seviyesinde.
Fed'in yeni Başkanı Kevin Warsh, fiyat istikrarı konusundaki kararlılığını dile getirmekle birlikte para politikasının geleceği konusunda belirgin bir yönlendirme yapmadı. Bu duruş piyasalardaki belirsizliği derinleştiriyor.
Haziran ayında ABD'de TÜFE aylık yüzde 0,4 geriledi, yıllık enflasyon yüzde 3,5 olarak açıklandı. Çekirdek enflasyon yıllık yüzde 2,6 seviyesinde kaldı. Üretici fiyatlarındaki artış da beklentilerin altında kaldı. İstihdam cephesinde ise tarımda yavaşlama görülse bile işsizlik oranının yüzde 4,2'ye gerilemesi iş gücü piyasasının dayanıklılığına işaret ediyor.
Bu veri tablosu Fed'in temmuzda faiz değişikliği yapmayacağı beklentisini güçlendiriyor. Ancak asıl belirsizlik Orta Doğu cephesinde yoğunlaşıyor. Bölgedeki gerilimin tırmanmasıyla Brent petrolün varil fiyatı 100 doların üzerine çıktı, ABD'de benzinin galon fiyatı 4 doları aştı. Enerji maliyetlerindeki bu artış enflasyonu yeniden yukarı çekme riski taşıyor ve Fed'in eylül toplantısı öncesinde faiz artırımı senaryosunu gündemde tutuyor.
Kurumlar cephesinde Moody's Analytics, Fed'in temmuzda ve yılın geri kalanında faiz değişikliği beklemediğini açıkladı. Ancak çatışmaların uzaması ve petrolün yüksek seyretmesi halinde eylülde faiz artırımı masaya gelebileceği belirtildi. Fitch Ratings cephesinden gelen değerlendirme de temmuzda sabit durma kararına destek veriyor ancak enerji fiyatlarında yeni bir dalgalanma yaşanırsa baskıların güçleneceği uyarısı yapılıyor.
Oxford Economics de temmuz toplantısında sürpriz beklenmediğini, mevcut görünümün uzun süreli sabit faiz dönemine işaret ettiğini belirtiyor. Ancak jeopolitik risklerin enflasyon üzerindeki etkisi nedeniyle Fed'in temkinli duruşunu sürdüreceği vurgulanıyor.
Piyasa Etki Analizi
Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin petrol fiyatları üzerinden enflasyona sıçraması, döviz ve altın piyasaları açısından kritik bir eşikte bulunulduğuna işaret ediyor. Brent petrolün 100 doların üzerine çıkması, Türkiye'nin enerji ithalat faturasını doğrudan artıracağından cari açık baskılarını ve dolayısıyla TL üzerindeki değer kaybı riskini besleyebilir. Enerji kaynaklı yeni bir enflasyon dalgası yaşanması halinde yatırımcılar güvenli liman arayışını hızlandırabilir. Altın fiyatlarında jeopolitik risk priminin yukarı yönlü etkisi devam ederken döviz tarafında Fed'in eylül toplantısına kadar belirsizlik sürmesi kur volatilitesini canlı tutmaya devam edecektir. Yatırımcılar için temmuz ayı boyunca petrol ve jeopolitik gelişmeler yakından takip edilmesi gereken ana parametreler arasında yer alıyor.