Günün Konuları (154)
SPK Yatırımcıları Dolandırıcılık Girişimlerine Karşı Uyardı
Su Krizi ve İklim Göçü: Yatırımcılar İçin Yeni Risk ve Fırsat Alanları
Gelir Grupları Zamanı Nasıl Kullanıyor? Yüksek Gelirli Kesimin Yatırım Odaklı Zaman Ayrımı Dikkat Çekiyor
Kayıp Bitcoin'ler: Milyarlarca Dolarlık Dijital Hazine Nereye Gömüldü?
Reel Sektörün Döviz Açığı Nisan Ayında Genişledi
Akaryakıt ÖTV Zammı: Benzin, Motorin ve LPG Fiyatlarında Öngörülen Artışın Yatırım Piyasalarına Olası Etkileri
Yağışların Arpa Rekoltesi Üzerindeki Etkisi: Üretimde Beklenen Düşüş Fiyat Hareketlerini Nasıl Etkileyebilir?
El Niño Yeniden Kapıda: Yatırımcılar İçin Risk Haritası Çıkıyor – Citigroup Uyarıyor
Enerji Anlaşmaları ve Yatırımcıların Risk Fiyatlaması: Yeni GES Projesinin Ekonomik Yansımaları
Küresel Altın Madenciliği Üretim Raporu: Türkiye'nin Yeri ve Arz Dinamikleri
Akaryakıtta Vergi Ayarlaması: Maliyet ve Enflasyon Etkisi Hesapları
Fed faiz kararını açıkladı: Beklentiler dahilinde sabit tutuldu
Altın Fiyatlarında Ons Hareketliliği ve Yurt İçi Rekor
Fed'den faiz artışı sinyali: Eylül toplantısı öncesinde tartışma kızışıyor
Açıklamanın geleceği tarih piyasalar açısından çok önemli. ABD'de temmuz ayı tüketici enflasyonu bugün açıklanacak. Bu veri, Fed'in 16 Eylül'de vereceği karar öncesinde en kritik göstergelerden biri olacak. Collins, enflasyon yüksek seviyelerde kalmaya devam ederse eylülde faiz artışını destekleyebileceğini belirtti.
Bu yönde bir tartışma Fed içinde yeni değil. Temmuz toplantısında politika faizi yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutulmuştu ama üç üye 25 baz puanlık artış lehine oy kullanmıştı. Collins bu yıl oy kullanmıyor ancak toplantılara katılıyor ve görüşlerini dile getiriyor.
Collins'in özellikle altını çizdiği konu ABD'de yaşam maliyetlerinin hâlâ yüksek olması. Petrol fiyatlarındaki son hareket de Fed'in işini zorlaştırıyor. Enerji maliyetlerinin yüksek seyretmesi benzin ve ulaşımı değil üretim ve lojistiği de etkiliyor. Bu durum enflasyonun daha dirençli kalmasına yol açabiliyor.
Fed faiz artışı açısından asıl belirleyici soru burada ortaya çıkıyor. Merkez bankası enerji kaynaklı fiyat baskılarını geçici kabul ederse faizlerde beklemede kalabilir. Fiyat artışlarının ekonominin geneline yayıldığına dair işaretler güçlenirse sıkılaşma ihtimali artar.
Piyasaların gözü şimdi ABD'nin temmuz ayı enflasyonunda. Ekonomistlerin beklentisi tüketici fiyatlarının aylık yüzde 0,1 artması, yıllık enflasyonun ise yüzde 3,5'ten yüzde 3,4'e gerilemesi yönünde. Çekirdek enflasyonun aylık yüzde 0,2 artması, yıllık çekirdeğin ise yüzde 2,5 civarında gelmesi bekleniyor.
Veri beklentilerin altında kalırsa eylülde faiz artışı beklentileri zayıflayabilir. Özellikle çekirdek enflasyonda yukarı yönlü bir sürpriz gelirse Collins'in sözleri daha fazla ağırlık kazanır ve toplantıda faiz artışı ihtimali güçlenir.
Son istihdam verileri Fed üzerindeki baskıyı biraz hafifletmişti. ABD ekonomisinin temmuz ayında 23 bin kişilik istihdam kaybı açıklaması piyasalarda eylül faiz artışı beklentisini düşürmüştü. Ancak Fed içinde enflasyona karşı daha sert durulmasını isteyen kanat hâlâ güçlü. Temmuzda üç yetkilinin faiz artışı talep etmesi ve Collins'in yeni açıklaması, eylül kararının yalnızca istihdam verilerine bağlı olmayacağını gösteriyor.
Önümüzde yaklaşık bir aylık yoğun bir veri takvimi var. Enflasyonun ardından yeni istihdam, ücret ve fiyat göstergeleri de açıklanacak. Piasalar için asıl sorun artık yalnızca Fed'in eylülde ne yapacağı değil, gelecek verilerin merkez bankası içindeki dengeyi hangi tarafa çekeceği.
Piyasa Etki Analizi
Collins'in eylülde faiz artışı ihtimalini açık bırakması dolar cephesinde güçlenme beklentisini canlı tutuyor. ABD'de faiz artışı ihtimalinin yükselmesi gelişmekte olan piyasalar üzerinde baskı yaratacak bir senaryo. Türkiye tarafında bu durum dolar/TL'de yukarı yönlü hareketi destekleyebilir. Ons altın tarafında ise daha yüksek faiz beklentisi kısa vadede baskılayıcı etki yapabilir. Bugünkü enflasyon verisi beklentilerin altında kalırsa piyasalar rahatlayabilir, beklenenin üzerinde gelirse eylül toplantısı öncesinde volatilite artacaktır. Enerji fiyatlarının yüksek seyri hem enflasyon hem de cari açık baskılarını tetikleyebilecek bir gelişme olarak takip edilmeli.