Günün Konuları (154)
Küresel Piyasalarda Jeopolitik Riskler ve Teknoloji Hisseleri Üzerindeki Satış Baskısı Devam Ediyor
Yapay Zeka Hisselerinde Düzeltme Derinleşirken Enerji Piyasaları Savaş Riskiyle Yükseliyor
IMF'nin Birleşik Krallık Ekonomisi Raporu: Büyüme Tahminleri ve Enerji Riskleri
Güvenlik Endişesiyle Piyasadan Toplatılan Peluş Kaz Oyuncağı
YEŞİL YATIRIM HOLDİNG 2025 YILI ZARARINI GELECEK YILA BIRAKIYOR
ABD Perakende Satış Verileri Yatırımcılar Ne Anlam İfade Ediyor?
IMF'nin Birleşik Krallık Ekonomisi Büyüme Tahminleri ve Piyasa Sinyalleri
Bankacılık Sektöründe Yapay Zeka Güvenlik Endişeleri Yatırımcı Gündemine Oturuyor
Fed İstihbarat Sızıntısı Riskine Karşı İçeriden Uyarılar Yayımladı
Bakan Bolat'tan Brüksel'de AB'ye ticaret ve yatırım politikası mesajı
ABD dev bankalarının rekor kârlılığı, istihdamda sert düşüşü engelleyemedi
Türkiye'nin Yeni Depozito Sistemi: Ekonomiye 30 Milyar Lira Katkı, Yeni Yatırım Alanları
Ortadoğu Savaşı Küresel Ticaret Hızını Kesiyor: Yeni Siparişler Düşüşte
TCMB Rezervlerinde Güçlü Yükseliş: Toplam Varlıklar 163,3 Milyar Doları Gördü
Tarımsal Üretici Fiyatlarında Keskin Düşüş: Yıllık Enflasyon Verisinde Yeni Sinyaller
Kritik Mineraller Piyasasında Çin Riski: Küresel Üretim Hattında 6,5 Trilyon Dolar Tehdidi
Tarım-ÜFE Verileri Enflasyon Dinamikleri Hakkında Yeni Sinyaller Veriyor
Türkiye İnşaat Sektöründe Yıllık ve Aylık Daralma Sürdürüyor
TCMB Faiz Kararı Ne Zaman? Merkez Bankası Toplantı Takvimi ve Beklentiler
Yatırımlara Yeni Güvence: Borsa Varlıklarına Koruma Kalkanı ve e-Devlet Dönemi
Gazprom Hisseleri 17 Yılın Dibinde: Rus Enerji Devinde Çöküş
İnşaat Üretimindeki Düşüş Faiz ve Enflasyon Baskısını Yansıtıyor
Altın Fiyatları Enflasyon Verileri ile Orta Doğu Gerilim Arasında Baskı Altında Seyrediyor
TSMC ABD'deki Yatırımını 100 Milyar Dolar Daha Artırmayı Planlıyor
E-ihracat Türkiye'nin ihracat stratejisinde kritik bir büyüme motoru olarak konumlanıyor
NURULLAH GÜR
Enflasyon, nisan ayındaki savaş şokunun ardından mayısta normalleşme sinyalleri vermişti. Yaz aylarıyla birlikte bu gevşeme devam etti ve haziran ayında aylık enflasyon yüzde 0.99'a geriledi. Bu, son altı senenin en düşük haziran enflasyonu olarak kayıtlara geçti. Giyim grubunda indirim sezonunun etkisiyle fiyatlar düştü. Savaşın en yoğun hissedildiği ulaşım grubunda ise fiyat değişim oranı ilk kez negatife döndü. Mevsimsel etkilerle hafifleyen meyve-sebze fiyatları, gıda enflasyonunu da yüzde 0.17 gibi makul bir seviyede tuttu.
Savaşın yarattığı enflasyonist etkinin büyük ölçüde sönümlendiğini söylemek mümkün. Akaryakıt fiyatları üzerindeki baskıyı kontrol altına alan eşel mobil sistemi bu sürecin önemli bir parçası oldu. Ancak yalnızca bu sistem değil, küresel koşullar da savaşın büyük bir enflasyon dalgasına dönüşmesini engelledi.
BIS verilerine göre, Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 13'ünü devre dışı bıraktı. Bu oran, 1970'lerdeki efsane petrol krizinde yaşanan arz kaybından daha yüksekti. O dönemdeki kayıp yaklaşık yüzde 8 düzeyindeydi. Buna rağmen bu kez petrol fiyatlarındaki artış o kadar dramatik olmadı. Bunun temel nedeni, küresel ekonominin petrole olan bağımlılığının geçmişe göre azalmasıydı. Ayrıca dünyanın dört bir yanındaki stratejik petrol rezervlerinin devreye girmesi fiyatların aşırı yükselmesini önledi. Savaşın kısa sürmesi ve küresel enerji fiyatlarındaki artışın diğer emtia ve ara malları üzerinde beklenen kadar büyük bir baskı yaratmaması da enflasyonist etkiyi hafifleten faktörler arasında yer aldı.
Enflasyon oranındaki düşüş, genel fiyat düzeyinin gerilediği anlamına gelmiyor. Hâlâ pek çok mal ve hizmetin fiyatı, emekliler ve sabit gelirlilerin satın alma gücünü zorlamaya devam ediyor. Yılın başında konulan enflasyon hedeflerine bu yıl da ulaşılamayacak. Ancak savaşın etkilerinin korkulduğu kadar ağır olmaması ve fiyat artış hızının yavaşlaması, en azından dezenflasyon sürecine ilişkin umutların yeniden yeşermesini sağladı. Dezenflasyona geçişle birlikte eşel mobil sisteminin önümüzdeki üç aylık dönemde kademeli olarak sonlandırılmasına karar verildi. Bunun yanında, kamu maliyesinin enflasyonla mücadeleye yeni bir kanaldan destek vereceği açıklandı. Bilindiği gibi, akaryakıt ve tütün ürünlerinde Ocak ve Temmuz aylarında ÜFE verilerine göre ÖTV ayarlaması yapılıyor. Yılın ikinci yarısında bu ayarlamaların yapılmayacağı Resmî Gazete'de ilan edildi.
Sanayi sektörü ise yüksek finansman maliyetleri, durgun ihracat pazarları ve savaşın etkileriyle en fazla zarar gören alan olmaya devam ediyor. İSO İmalat Sanayi PMI verileri 27 aydır daralma bölgesinde seyrediyor. MÜSİAD'ın SAMEKS verisi biraz daha olumlu bir tablo çizse de o da 50 eşik değerinin altında kalıyor. Savunma sanayii gibi yüksek teknolojili kollar iyi bir performans gösteriyor ancak bu, sektörün genelini pozitifda tutmaya yetmiyor. Son yıllarda sanayinin ekonomi içindeki payı yaklaşık 8 puan kaybetti. Kapasite kullanım oranları tarihsel ortalamaların altında. Hem KOBİ'ler hem de büyük firmalar zorlanmaya başladı.
Sanayiyi olumsuz etkileyen konjonktürel faktörleri çözmek kolay değil. İçerde enflasyonla mücadele politika alanını kısıtlıyor, dışarıdaki gelişmeler ise çoğunlukla kontrol dışı. Yine de sanayinin ekonomi için hayati önemi dikkate alındığında, bu sektörü planlı ve seçici bir biçimde korumak gerekiyor. Üretim kapasitesi zayıfladığında onu yeniden güçlendirmek çok zorlaşıyor. Sanayideki güç kaybı sadece istihdamı ve ihracatı değil, inovasyon ve verimlilik kazanımlarını da engelliyor. Çin'in sanayideki agresif büyümesini uzun süre görmezden gelen birçok gelişmiş ülkenin bugün bu acı tecrübeyi yaşadığı görülüyor. Sektörü canlandırmak için birçok program denenmesine rağmen müzmin durgunluğu aşmakta zorlanıyorlar. Bu tıkanıklıkta reel sektörün kendi ihmallerinin de payı var: kurumsallaşmada, markalaşmada, teknolojik dönüşüme uyumda ve ürün çeşitliliğinde geç kalındı. Ancak yüksek faiz, uygun bölgelerdeki fahiş arsa fiyatları ve ara eleman eksikliği gibi makro sorunlar da göz ardı edilmemeli.
Piyasa Etki Analizi:
Türkiye Piyasalarına Etkisi: Enflasyondaki yavaşlama ve kamu maliyesinin ÖTV ayarlamasını ertelemesi, piyasalarda fiyatlama baskısını hafifletebilir. Bu durum, faiz indirimlerine ilişkin beklentileri güçlendirerek tahvil ve borsa gibi faize duyarlı varlıklara olumlu yansıyabilir. Sanayi sektöründeki yapısal sorunların devam etmesi ise uzun vadede büyüme potansiyeline ve reel sektöre yönelik risksiz prim beklentisini baskı altında tutmaya devam edecektir.
Dünya Piyasalarına Etkisi: Türkiye'nin enflasyonundaki normalleşme, enerji başta olmak üzere emtia fiyatlarının küresel çapta yarattığı baskıların sınırlı kaldığının bir göstergesidir. Bu durum, gelişmekte olan piyasalarda enflasyonist kaygıların bir nebze yatışmasına ve risk iştahının korunmasına yardımcı olabilir. Ancak sanayi üretimindeki zayıflık, Türkiye'nin küresel tedarik zincirlerindeki konumunu ve potansiyel ihracat performansını olumsuz etkilemeye devam edecektir.