Sanayi politikasında yeni bir yol haritası

Geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 30 seviyesinde. Asıl soru şu: Daha çok insanı çalıştırırken, aynı zamanda yüksek teknoloji kullanan ve verimli olan şirketleri nasıl çoğaltırız? Yeşil dönüşüm ve yapay zeka gerçeği ortada dururken tüm bunları nasıl başaracağız? Kısacası, elimizde nasıl bir sanayi politikası olmalı?

Makroekonomik istikrarı olmayan veya kurumsal yapısı zayıf bir ülkenin, sadece sanayi politikasıyla sürekli yüksek büyümesi çok zor. Aynı şekilde, işgücünün eğitim ve beceri seviyesini yükseltemeden de bu hedefe ulaşmak güç. Makro istikrar bir zorunluluk. Nitelikli iş gücü ve sağlam kurumsal yapı da öyle. Ama yeterli değiller. Tüm bunlar olmadan bir yere varamayız, ama düzgün bir sanayi politikası ile bu alanlardaki atılımları taçlandırarak kalıcı büyümeyi yakalayabiliriz.

Peki, bu kadar yüksek enflasyon, yüksek risk primi ve yerli paraya güven sorunu yaşayan bir ülke, bu temel dertlerinden kurtulup nasıl sanayi politikasına odaklanabilir? Nitelikli iş gücü sorunu çözülmeden sadece sanayi politikasıyla yüksek büyüme sağlanabilir mi? Ya da yargı sistemi başta olmak üzere kurumsal sorunların bu kadar belirgin olduğu bir ortamda bunu nasıl yapacağız?

Bu soruların hiçbirisi birbirini dışlamıyor. Seçim veya birini diğerine tercih etme durumu yok. Hepsi birlikte ele alınmalı.

Açlık sınırının altında ücret alan geniş bir kesim var. Bu acı gerçekten kurtulmalıyız. Türkiye nasıl çok daha yüksek ücretlerin verildiği bir ekonomiye dönüşebilir? Tüm bu sorular, eninde sonunda nasıl bir sanayi politikası izleneceğine dair kilit sorulara çıkıyor.

Bir akademik çalışmada, etkili bir sanayi politikasının beş ana unsura dayanması gerektiği vurgulanıyor. Devlet, şirketlerin gerçek sorunlarını anlamalı ama bunu yaparken bağımsız kalmalı. Farklı devlet kurumları birlikte çalışmalı. Verilen desteklerin sonuçları sürekli izlenmeli, hatalardan ders alınıp politikalar güncellenmeli. Destekler bir performansa bağlı olmalı. Gerekirse kalkınma bankaları gibi yeni kurumlar kurulmalı.

Mevcut ortamda bu konularda yazmak biraz iyimserlik gibi görünüyor. Ama konuşulması ve üzerinde çalışılması gereken çok önemli konular bunlar.

Piyasa Etki Analizi
Bu çağrı, uzun vadede Türk ekonomisinin verimliliğini ve teknoloji düzeyini artırabilecek bir dönüşümü işaret ediyor. Eğer somut adımlar atılabilirse, yüksek katma değerli üretim ihracatı ve istihdamı artırarak cari açığı ve enflasyonu yapısal olarak düşürebilir. Bu da Türk lirası varlıklarının uzun vadeli değerini olumlu etkileyebilir. Ancak mevcut makroekonomik zorluklar ve kurumsal eksiklikler, bu politikaların hayata geçme hızı ve etkinliği konusunda belirsizlik yaratmaya devam ediyor.

Yorumlar (0)

Yorum yazmak ve haberleri beğenmek için lütfen giriş yapın.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

⚠️ Yorumu Şikayet Et

Kapatmak için Esc tuşuna basın.