Günün Konuları (276)
Borsa İstanbul güne hafif yükselişle başladı
Altın, zayıf dolar ve gerileyen petrol fiyatlarıyla yükselişini sürdürdü
Bakır fiyatları tarihi zirvesinin hemen altında seyrediyor
JPMorgan TL faiz swapı pozisyonundan kâr elde ederek çıktı
Fed yetkilisi Schmid: Enflasyonu düşürmek için faizlerin daha da yükselmesi gerekebilir
Citi'den Türkiye enflasyonu için zorlu patika uyarısı
TCMB verileri: Reel efektif döviz kuru temmuzda hafif yükseldi
Yapay zeka yatırımları Caterpillar'ı rekorlara taşıdı, sipariş birikimi tarihi zirveye çıktı
analistler türkiye'de faizlerin daha uzun süre yüksek kalması gerektiğini söylüyor
Türkiye Londra ve Dubai'deki belirsizlikleri değerlendirerek zengin yatırımcıları kendine çekmeye çalışıyor
TCMB verilerine göre temmuz ayında Türk lirasının reel gücü arttı
Goldman Sachs: Dolar değer kaybetmezse Türkiye faiz indirimine geçemez
bp'nin ikinci çeyrek kârı beklentilerin çok üzerinde geldi, yüzde 150 arttı
Deutsche Bank'ın altın hedefi yatırımcıların radarında
Dev bankalar altının rotasını çizdi: Yıl sonunda rekor bekleniyor
Petrol fiyatlarında jeopolitik gerilim tavan yaptı: Hürmüz Boğazı uyarısı
Merkez Bankası döviz dönüşüm desteğinde yeni kurallar getirdi
Imalat sektorunde durusma 28 aya ulasti, enflasyon baskisi hafifliyor
Temmuz ihracatı tarihi rekor kırdı ama cari açık baskısı devam ediyor
Lufthansa'nın kârı pilot grevi ve yakıt maliyetleriyle çakıldı
Goldman Sachs Türkiye'de faiz indirimi beklentilerini öteledi
BBVA Research temmuz verileri sonrası yıl sonu enflasyon ve faiz beklentisini korudu
TCMB faiz kararından çok finansman kanalları önemli: Faiz koridoru TL için asıl riski barındırıyor
TCMB'nin resmi politika faizi yüzde 37 seviyesindeyken, İran kaynaklı jeopolitik gerilimler nedeniyle piyasaya sağlanan fonlamanın büyük çoğunluğu yüzde 40 faizli gecelik borç verme penceresinden yapılıyor. Haftalık repo ihalelerinin sınırlı kullanımı, bankaların reel fonlama maliyetini politika faizinin üzerinde tutuyor.
Bu durumda, Resmi faiz oranında değişiklik olmasa bile, TCMB'nin haftalık repo ihalelerini yeniden ana fonlama aracı haline getirmesi, bankacılık sisteminin ortalama fonlama maliyetini yüzde 40 seviyesinden yüzde 37'ye doğru çekebilir. Piyasalar bu operasyonu, para politikasında fiili bir gevşeme ve erken normalleşme sinyali olarak algılayabilir.
Stratejiste göre, özellikle çekirdek enflasyonda yeniden hızlanma ve beklentilerde bozulma yaşanırken, fonlamanın gecelik pencereden repo ihalelerine kayması, kur ve enflasyon beklentileri üzerinde teknik bir düzenlemenin ötesinde etki yaratabilir. Bu hamle, iç talep ve döviz kurları üzerinden dezenflasyon sürecini de zorlaştırabilir.
TCMB'nin, faizlerin yüksek tutulmasının yalnızca dış jeopolitik koşullardan kaynaklandığı yönünde bir mesaj vermesi, piyasada yanlış bir beklenti yaratabilir. Banka, iç enflasyon dinamikleri ve kırılgan ödemeler dengesi görünümü nedeniyle temkinli duruşunu korumak zorunda. Döviz rezervlerinin mevcut eğilimi de finansman koşullarında gevşemeye pek olanak tanımıyor.
Sonuç olarak, TCMB'nin faiz kararı kadar koridoru ve finansman kanallarını ne zaman normalleştireceğine dair vereceği mesajlar, Türk Lirası varlıklarının yönü için belirleyici olmaya devam edecek.
Piyasa Etki Analizi
TCMB'nin fonlama kompozisyonunda yapabileceği bir değişiklik (haftalık repo payının artırılması), faizlerde resmi indirim yapılmadan bile piyasalarda gevşeme algısı yaratabilir. Bu durum, Türk Lirası üzerinde baskı oluşturabilir ve döviz kurlarını yukarı yönlü hareketlendirebilir. Tersi yönde bir message, yani koridorun mevcut sıkı yapısının korunacağı vurgusu ise TL'de süreli bir rahatlamaya yol açabilir. Piyasaların asıl odak noktası, fonlama maliyetinin gelecekteki patikası ve bunun enflasyonla mücadele kararlılığına etkisi olacaktır.