Günün Konuları
Yapay Zeka ve Robotların Yaygınlaşmasıyla Büyüyen Deflasyon Tehlikesi
Fed'den faiz artışı sinyali: Eylül toplantısı öncesinde tartışma kızışıyor
Sanayi üretiminde durağan dönem: Faiz indirimi için uygun ortam görünmüyor
Türk Altını Uluslararası Fiyatın Altına Düştü: Kilogramda 300 Dolarlık Eksi Makas
Türkiye küçük modüler nükleer reaktörlerle enerji yolculuğuna hazırlanıyor
Konut yatırımı geri dönüş süreleri kısalıyor, iller arasında büyük fark var
Hürmüz Boğazı gerilimi Avrupa doğal gaz fiyatlarını fırlattı
JPMorgan'dan dolar stratejisinde kritik değişiklik
Nvidia 500 milyar dolarlık yapay zeka altyapı finansmanı kuruyor
New York borsası negatif kapandı, petrol ve jeopolitik endişeler gündemde
Avrupa'da mısır arzı kriz noktasına geldi, üretim tahminleri sert düşüyor
Kredi kartı kullanımında yeni dönem: Bankalar artık daha detaylı bakıyor
Altın fiyatları 7 ayın en yükseğine çıktı, güçlü yükseliş sürüyor
Intel 15 milyar dolarlık hisse satışı planlıyor
Grönland'da 1 Trilyon Dolarlık Petrol Bulunduğu Öne Sürülüyor
Altın borsasında kilogram fiyatı geriledi
Erdoğan Avusturya ile ticaret hacmini 5 milyar dolara çıkarmak istiyor
Haziran'da sanayi üretimi beklenenin altında kaldı
İnşaat Maliyetleri Yıllık Bazda Yaklaşık Yüzde 29 Oranında Yükseldi
Finansal Verilerin Gecikmeli Sunulduğuna Dair Bilgilendirme
Hazine borçlanma ihalesinde 72 milyar lira civarında yeni borçlanma gerçekleştirdi
JPMorgan dolar pozisyonunu nötr'e çekti
Euro Bölgesi Yatırımcı Güveni Son Altı Ayın En Yüksek Seviyesine Çıktı
Berkshire Hathaway'de strateji değişikliği: dev nakit rezervi artık yatırıma yönlendiriliyor
Yapay zeka yatırımlarında yeni engel: yerel halk itirazları 130 milyar doları bloke ediyor
İkinci 500 Sanayi Şirketlerinin Finansal Görünümü: Üretim Sınırlı Büyüdü, Finansman Yükü Ağırlaştı
Araştırma sonuçları, bu ölçek grubundaki şirketlerin 2025 yılını yüksek enflasyon, artan finansman maliyetleri ve zayıflayan iç talep arasında sıkışmış bir performansla geçirdiğini ortaya koydu. Üretimden satışlar nominal olarak yüzde 25,7 artarak 1,75 trilyon liraya ulaştı. Ancak yüzde 25,4 olan üretici enflasyonu (Yİ-ÜFE) karşısında reel büyüme sadece binde 2 seviyesinde kaldı. Bu, 2022 ve 2023'teki reel daralmanın ardından çok sınırlı bir toparlanmaya işaret ediyor.
Karlılık tarafında ise tablo baskılanmış durumda. Faaliyet karı nominal olarak yüzde 35,4 artarak 160 milyar liraya çıktı. Fakat burada bir baz etkisi var; 2024 yılı karları çok düşük seviyelerdeydi. Tüm karlılık oranları (faaliyet karlılığı, FAVÖK marjı) son 10 yılın ortalamalarının altında seyrediyor. en dikkat çekici veri ise finansman giderleri. Şirketlerin elde ettiği faaliyet karının yüzde 86,7'si finansman giderlerine gitti. Bu oran, son 10 yıl ortalamasının 40 puan üzerinde ve sanayicinin en büyük yükünün hala yüksek faizler olduğunu gösteriyor.
Borçlanma tarafında ise eğilim hızlanmış durumda. Toplam borçlar yüzde 50,2 artarak bilançonun yüzde 51,8'ini oluşturdu. Yüksek faiz ortamına rağmen şirketler, nakit akışını dengede tutmak için borçlanmaya devam etti. Kısa vadeli borç yükü hala yüksek.
İhracat performansı ise first 500 şirketlerinden farklılaştı. İSO İkinci 500'ün ihracatı yüzde 0,3 azalarak 15,9 milyar dolarda kaldı. Bu durum, küresel pazarlardaki zorlu rekabet ve pazar kaybı riskine işaret ediyor. İstihdam ise yüzde 2,2 düşerek 285 bin kişiye geriledi.
Teknoloji ve dönüşüm cephesinde umut veren bir veri var: Yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin katma değerden aldığı pay yüzde 3,3'ten yüzde 4,9'a yükselerek 2015'ten sonraki en yüksek seviyeye ulaştı. Ancak Ar-Ge yapan firma sayısı ve Ar-Ge harcamalarının satışlara oranı geriledi. Şirketlerin dönüşüm yatırımları için kaynak yaratmakta zorlandığı görülüyor.
Devreden KDV yükü de sanayicinin nakit sermayesini bağlayan temel sorunlardan biri olmaya devam ediyor. İkinci 500'deki şirketlerin devreden KDV alacağı yüzde 25 artarak 22 milyar liraya yaklaştı. Sektörde, bu kaynakların serbest bırakılmasını talep eden sesler yükseliyor.
Piyasa Etki Analizi
Bu veriler, Türkiye ekonomisinin temel taşı olan KOBİ ölçekli sanayicilerin durumu hakkında önemli sinyaller veriyor. Sınırlı reel büyüme ve yüksek finansman yükü, enflasyonla mücadele sürecinde üretimin baskı altında kaldığını ve maliyetlerin zor dizginlendiğini gösteriyor. Şirketlerin borçlanma hızının artması, bankacılık sektörü için kredi riski ve banka karlılığına ilişkin soru işaretlerini canlı tutuyor. İhracat performansının zayıf kalması ise cari açığa ve dolayısıyla Türk lirası üzerindeki potansiyel baskılara olumsuz yönde katkıda bulunabilir. Tüm bu unsurlar, enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesinin ne denli zorlu bir süreç olduğunu ve merkez bankasının faiz politikası kararlarında bu yapısal zorlukları hesaba katmaya devam edeceğini düşündürüyor. Altın ve döviz cinsinden enflasyon ve kur riski devam ediyor.
sanayicinin en ağır yükü yüksek finansman maliyetleri; üretim reelde neredeyse büyümedi ve karlar finansmana gidiyor.