Günün Konuları (97)
SPK Yatırımcıları Dolandırıcılık Girişimlerine Karşı Uyardı
Su Krizi ve İklim Göçü: Yatırımcılar İçin Yeni Risk ve Fırsat Alanları
Gelir Grupları Zamanı Nasıl Kullanıyor? Yüksek Gelirli Kesimin Yatırım Odaklı Zaman Ayrımı Dikkat Çekiyor
Kayıp Bitcoin'ler: Milyarlarca Dolarlık Dijital Hazine Nereye Gömüldü?
Reel Sektörün Döviz Açığı Nisan Ayında Genişledi
Akaryakıt ÖTV Zammı: Benzin, Motorin ve LPG Fiyatlarında Öngörülen Artışın Yatırım Piyasalarına Olası Etkileri
Yağışların Arpa Rekoltesi Üzerindeki Etkisi: Üretimde Beklenen Düşüş Fiyat Hareketlerini Nasıl Etkileyebilir?
El Niño Yeniden Kapıda: Yatırımcılar İçin Risk Haritası Çıkıyor – Citigroup Uyarıyor
Enerji Anlaşmaları ve Yatırımcıların Risk Fiyatlaması: Yeni GES Projesinin Ekonomik Yansımaları
Küresel Altın Madenciliği Üretim Raporu: Türkiye'nin Yeri ve Arz Dinamikleri
Akaryakıtta Vergi Ayarlaması: Maliyet ve Enflasyon Etkisi Hesapları
Fed faiz kararını açıkladı: Beklentiler dahilinde sabit tutuldu
Altın Fiyatlarında Ons Hareketliliği ve Yurt İçi Rekor
Un ihracatı yüksek rekolteye rağmen düşüşe geçebilir
Sorunun temelinde buğday kalitesi yatıyor. Zamansız yağışlar nedeniyle bu yılki hasatta kaliteli buğday bulunmasında ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Çakmak, kaliteli buğdayın ton fiyatının yaklaşık 18 bin liraya, yani döviz bazında 370-380 dolar seviyelerine çıktığını belirtiyor. Oysa uluslararası piyasalarda buğday 250-280 dolar bandında işlem görüyor. Yani Türk buğdayı mevcut maliyetlerle dış pazarlarda fiyat olarak rekabet edemiyor.
Hasat süreci yüzde 75-80 seviyelerine ulaşmış durumda ve ağırlıklı olarak Kayseri, Sivas ile Doğu Anadolu bölgelerinde devam ediyor. TMO'ya şimdiye kadar yaklaşık 10,5 milyon ton hububat teslim edilmiş. Hasat tamamlandığında bu rakamın 12,5-13 milyon tona ulaşması bekleniyor. Ancak kaliteli buğdayı elinde tutan üreticilerin çoğu sadece borçlarını kapatacak kadar ürün satıyor, geri kalanını depolarında bekletiyor.
Bu durum un maliyetlerini doğrudan artırıyor. Sektör bugüne kadar una yüzde 10-15 oranında zam yaptı. Piyasa şartları aynı şekilde devam ederse bir yüzde 10-15'lik zammın daha gündeme gelebileceği söyleniyor. Yani ekmek ve unlu mamullerde önümüzdeki dönemde fiyat artışı kaçınılmaz görünüyor.
Çakmak, çözüm olarak yüksek proteinli buğday ithalatına kontrollü şekilde izin verilmesi gerektiğini vurguluyor. Dahilde İşleme Rejimi kapsamında da sektörün önünü açacak adımlar atılması gerektiği belirtiliyor. Aksi halde un sanayicileri ne buğdayı hangi fiyata temin edeceğini ne de ihracatı hangi maliyetle yapacağını görebiliyor.
Dünya un ihracat pazarında 12 milyon tonluk bir pastada paylarının yüzde 25'in üzerine çıkarılması hedefleniyor. Siyasi adımlar ve kamu destekleriyle, Afrika ve Arap pazarlarında Rusya ve Mısır gibi maliyet avantajlı ülkelerle rekabet edilebileceği ifade ediliyor.
Piyasa Etki Analizi
Bu haber Türk gıda ve tarım sektörü açısından önemli sinyaller veriyor. Un fiyatlarında yaşanacak olası yeni zamlar, ekmek ve unlu mamul fiyatlarını dolaylı olarak etkileyecek. Türkiye'nin buğday ihracat rakamlarının gerilemesi, tarım ürünleri dış ticaret dengesini ve dolayısıyla cari açığı olumsuz yönde etkileyebilir. Ayrıca un fiyatlarındaki artış, yurt içi enflasyon verilerinde gıda kalemi üzerinden bir baskı unsuru olarak karşımıza çıkabilir. Kaliteli buğday ithalatına izin verilmesi yönündeki çağrılar dikkate alınırsa yakın dönemde hububat ithalat rakamlarında bir artış gözlemlenebilir.