Günün Konuları (276)
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara'da inşa edilecek TÜRKSAT Gölbaşı Veri Merkezi'nin temellerinin 22 Temmuz'da atılacağını duyurdu.
Sanayi ve ihracat hedefleri için üretim maliyetlerinin düşürülmesi gerekiyor
Küresel Piyasalarda Kritik Hafta: Yatırımcılar ECB ve TCMB Kararlarına Odaklandı
Orta Doğu Geriliminin Pompa Yansıması: Benzin ve Motorine Büyük Zam
Türkiye'nin Kısa Vadeli Dış Borcu 172,7 Milyar Dolara Ulaştı
Gram Altın İçin Çelişkili Senaryolar: Uzmanlardan Zıt Fiyat Tahminleri
Deprem Sonrası Konut Piyasası Baskıları: Yatırımcılar İçin Enflasyon ve Faiz Etkileri
Haziranda Trafiğe Katılan Yeni Taşıt Sayısı Yüzde 22 Artarak Yatırımcılara Sinyal Verdi
ABD'nin 105 yıllık tarihi oteli iflas başvurusunda bulundu
Altın Fiyatlarında Günlük Düşüş: Kilogram Fiyatı 6 Milyon 20 Bin Liraya Geriledi
Çin Lideri Küresel Yapay Zeka İşbirliği ve Kontrol Çağrısında Bulundu
Ücretli İstihdam Yükselişte Ancak Aylık Düşüş Sinyal Veriyor
Küresel Elektrik Üretiminin Yüzde 32'si Yenilenebilir Kaynaklardan Gelirken Yatırım Alanları Yeniden Biçimleniyor
Konut Kiralarında Fiyat Hızı Yavaşlıyor: Yeni ve Mevcut Kiracı Enflasyonu Arasındaki Fark Devam Ediyor
Almanya, Unicredit ile Commerzbank Birleşmesi İçin Görüşmelere Hazırlanıyor
Euro Bölgesi Enflasyonu Beklentilerin Altında Kalarak Düşüşünü Sürdürdü
TCMB Deprem Sonrası Konut Piyasası Raporu: Kiralık Piyasada Belirgin Talep Şoku Tespit Edildi
Bankacılık Sektöründe Mevduat Büyümesi 30 Trilyon TL Aşımını Sürdürdü
Haziran Bütçe Fazlası 114 Milyar TL, Ancak İlk 6 Ayda 942.8 Milyar TL Açık Gerçekleşti
Moonshot AI, 2,8 trilyon parametreli Kimi K3 modeliyle yapay zekâ yarışında yeni bir eşik açtı
Aile Yatırımı Dijital Dönüşümle Büyüdü: Battaniye Girişiminden On Milyon Dolarlık Markaya Uzanan Yol
Zeytinyağı Piyasalarında Dengeler Değişti: Fiyatlar İçin Kritik Normalleşme Sinyali
Türkiye-AB Ticareti İçin Kritik Müzakereler Sürüyor: Otomotiv Sektörü ve Gümrük Birliği Gündemde
Çin, Yapay Zekâda Küresel Güç Dengesini Değiştirecek Yeni Bir Örgüt Kurdu
ABD'nin İran petrolüne yönelik deniz ablukası genişliyor: Tankerler rotasını değiştiriyor
Yabancı fonlar neden Türk Lirası'nda kısa vadeye yöneldi?
Türkiye enflasyonla mücadeleye devam ediyor. Temmuz ayında gelen veriler fiyatlamanın istenen hızda düşmediğini gösterdi. Petrol tarafında bir normalleşme olsa da enflasyonun temel eğiliminde henüz kalıcı bir iyileşme yok. Piyasalarda yılsonu enflasyonu için yüzde 30 civarında bir beklenti hakim. Bu da yüksek faiz ortamının bir süre daha devam edeceğini düşündürüyor.
Yüksek enflasyon beklentisi Merkez Bankası'nın elini bağlıyor. Faiz indirimi yapmak istese bile enflasyonkontrol altına alınmadan büyük bir adım atması zor. Zaten piyasalar da yılsonunda fonlama faizinin yüzde 36-37 civarında kalacağını fiyatlıyor. Kısa vadeli TL yatırımlarının getirisi uzun süre yüksek kalacak gibi görünüyor.
Merkez Bankası'nın mayıs ayı Finansal İstikrar Raporu bu değişimi net gösteriyor. Para piyasası fonlarının toplam fonlar içindeki payı 2023 sonunda yüzde 16 iken 2026 Nisan'da yüzde 33'e çıkmış. Büyüklük ise 234 milyar TL'den 2,8 trilyon TL'ye ulaşmış. Ciddi bir kayış var.
Piyasalar sadece bu yılın değil gelecek yılın da yüksek faiz ortamında geçeceğini fiyatlıyor. Enflasyon hedeflere beklenenden yavaş yaklaşıyor. Faizlerin uzun süre yüksek kalacağı beklentisi güçleniyor. Bu durum carry trade işlemlerinin devam etmesini sağlıyor.
Dışarıda da belirsizlik bitmiş değil. ABD ile İran arasındaki ateşkesin ne kadar kalıcı olacağı belli değil. Enerji fiyatları tarafında risk devam ediyor. Gelişmiş ülke merkez bankaları enflasyon konusunda temkinli duruşunu koruyor. Küresel faizlerin de uzun süre yüksek kalabileceği konuşuluyor. Böyle bir ortamda Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinde temkinli olması doğal karşılanıyor.
Yabancı yatırımcı Türkiye'ye gelirken sadece yüksek faizi gözüne kestirmiyor. Çıkış esnekliği de onun için önemli. Bu yüzden TL pozisyonlarını kur riskine karşı hedge ediyor. Döviz kurlarında yaşanabilecek ani hareketlere karşı kendini korumak istiyor.
Tahvil ve bono yerine para piyasası fonu tercih etmesinin arkasında ise farklı bir mantık var. Normalde faizlerin düşmesi bekleniyorsa uzun vadeli tahviller daha cazip olur. Faiz düşünce tahvil fiyatları yükselir. Ama piyasa şu an faiz indirimlerinin sınırlı ve yavaş olacağına inanıyor. Uzun vadeli tahvillerin sağlayacağı ekstra kazanç sınırlı görülüyor. Üstelik faizler beklenenden uzun süre yüksek kalırsa uzun vadeli tahviller zarar da ettirebilir. Bu yüzden yatırımcı faiz riskini almak yerine kısa vadeli ve daha düşük riskli para piyasası fonlarını seçiyor.
Aslında bu tercih Türkiye ekonomisi hakkında önemli bir mesaj veriyor. Yabancı fonlar enflasyonun kısa sürede kalıcı düşmeyeceği beklentisi içinde. Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinde acele etmeyeceğini öngörüyor. Küresel belirsizlikler devam ederken yüksek reel faizin korunduğu bir ortamda para piyasası fonlarının cazibesini koruması normal.
Önümüzdeki dönemde yabancı yatırımcıların hangi varlığa yatırım yaptığından çok hangi vadeyi tercih ettiğine bakmak daha faydalı olacak. Seçilen vade, yarının enflasyon ve faiz beklentilerine dair en güçlü sinyallerden birini veriyor.
Piyasa Etki Analizi
Bu gelişme Türkiye piyasaları açısından önemli ipuçları taşıyor. Yabancı fonların kısa vadeye kayması, yüksek faiz ortamının uzun süreceğine dair piyasa beklentisini güçlendiriyor. Bu durum dolar/TL kurunda ani bir çıkış riskini şimdilik düşük tutabilir çünkü carry trade devam ediyor. Ancak bu akışın tersine dönmeye başlaması halinde kurda yukarı yönlü hareketler görülebilir. Para piyasası fonlarının büyüklüğünün 2,8 trilyon TL'ye ulaşması da likidite yönetimi açısından Merkez Bankası'nın işini zorlaştıran bir unsur. Ayrıca yabancıların kur riskini hedge ederek gelmesi, olası bir çıkışta kurda sert bir baskı oluşma ihtimalini azaltıyor ancak tamamen ortadan kaldırmıyor. Yüksek reel faiz süresi uzadıkça carry trade fırsatı devam edecek ancak küresel bir değişiklik ya da enflasyonda ani bir kırılma bu dengeleri hızlıca bozabilir.