Günün Konuları (276)
Irak Petrol Tedarikinde Kritik Kesinti: Tüm Terminallerde Yükleme Durduruldu
Yeşil Pasaport Kapsamı Genişliyor: 6 Meslek Grubu İçin Yasa Teklifleri Sunuldu
Nükleer Enerji Yatırımcılarına Vergi Kıyakları: Güneşten Sonra Sıra Nükleerde
Uluslararası Yatırım Bankası Türk Bankaları Hakkında Görüşünü Olumsuza Çevirdi
Devasa Teslimat Piyasasında Birleşme: Uber, Delivery Hero'yu 14,8 Milyar Dolara Satın Alıyor
Mayıs Ayında Sanayi Üretimi Aylık Bazda Yüzde 2,9 Azaldı; İmalat Sektörü Öncülüğünde Düşüş Gerçekleşti
Türk Lirasıyla Gerçekleştirilen Dış Ticaret Hacminde İlk Yarıda Yüzde 10,7 Artış
Vergi Borcu Taksitlendirmesine Yoğun Talep: 228 Bin Mükellef Başvurdu, Toplam Borç 206 Milyar Lirayı Buldu
Bursa'da 20 Milyon Dolarlık Stratejik Altyapı Yatırımı: Günlük 50 Bin Metreküp Atık Su Sanayiye Kazandırılacak
Yeni Yarı İletken Devleri: Yapay Zeka Talebini Karşılamak İçin 9,3 Milyar Dolarlık Yatırım Hamlesi
Petrol Fiyatlarındaki Sert Yükseliş Tahvil Piyasalarını Baskı Altına Aldı: Fed'in Politika Yörüngesi Değişebilir
Nippon Paint'ten AkzoNobel'in Dekoratif Boya Birimi İçin 8,55 Milyar Dolarlık Teklif
Umman ve İran'dan Hürmüz anlaşması
ABD'den İran'a Yeni Saldırılar Başlatıldı
ABD Tahvil Getirilerinde Yükseliş Sinyali: Enflasyon ve Jeopolitik Riskler Piyasayı Hareketlendiriyor
Tayvanlı çip üreticisinden beklentilerin üzerinde satış performansı
Bitcoin 200 Haftalık Hareketli Ortalamanın Altına Geriledi: Enflasyon ve Jeopolitik Riskler Baskı Yaratıyor
Türk Lirası Mevduat Payı 11 Yılın Zirvesinde: Yüzde 62 Ulaştı
Irak ile Türkiye Arasında 12 Aylık Petrol Anlaşması Hazır, Boru Hattı Kapasite Artışı Planlanıyor
TCMB Verileri ve Bakan Şimşek'ten Ters Dolarizasyon Değerlendirmesi
ABD İkinci El Konut Satışlarında Beklentilerin Altında Düşüş
Kadın Girişimcilere Yönelik 140 Milyar TL'lik Finansman Desteği
Fed Para Politikası İçin Beslendiği Beş Yeni Çalışma Grubu Kurdu
Japonya Açıklarında Eşi Görülmemiş Görünmez Altın Rezervi Keşfedildi: Yatırımcılar İçin Yeni Bir Değerli Metal Kaynağı mı?
Brent Petrol Fiyatları Jeopolitik Gerilimlerle Yükseliyor
Yabancı fonlar neden Türk Lirası'nda kısa vadeye yöneldi?
Türkiye enflasyonla mücadeleye devam ediyor. Temmuz ayında gelen veriler fiyatlamanın istenen hızda düşmediğini gösterdi. Petrol tarafında bir normalleşme olsa da enflasyonun temel eğiliminde henüz kalıcı bir iyileşme yok. Piyasalarda yılsonu enflasyonu için yüzde 30 civarında bir beklenti hakim. Bu da yüksek faiz ortamının bir süre daha devam edeceğini düşündürüyor.
Yüksek enflasyon beklentisi Merkez Bankası'nın elini bağlıyor. Faiz indirimi yapmak istese bile enflasyonkontrol altına alınmadan büyük bir adım atması zor. Zaten piyasalar da yılsonunda fonlama faizinin yüzde 36-37 civarında kalacağını fiyatlıyor. Kısa vadeli TL yatırımlarının getirisi uzun süre yüksek kalacak gibi görünüyor.
Merkez Bankası'nın mayıs ayı Finansal İstikrar Raporu bu değişimi net gösteriyor. Para piyasası fonlarının toplam fonlar içindeki payı 2023 sonunda yüzde 16 iken 2026 Nisan'da yüzde 33'e çıkmış. Büyüklük ise 234 milyar TL'den 2,8 trilyon TL'ye ulaşmış. Ciddi bir kayış var.
Piyasalar sadece bu yılın değil gelecek yılın da yüksek faiz ortamında geçeceğini fiyatlıyor. Enflasyon hedeflere beklenenden yavaş yaklaşıyor. Faizlerin uzun süre yüksek kalacağı beklentisi güçleniyor. Bu durum carry trade işlemlerinin devam etmesini sağlıyor.
Dışarıda da belirsizlik bitmiş değil. ABD ile İran arasındaki ateşkesin ne kadar kalıcı olacağı belli değil. Enerji fiyatları tarafında risk devam ediyor. Gelişmiş ülke merkez bankaları enflasyon konusunda temkinli duruşunu koruyor. Küresel faizlerin de uzun süre yüksek kalabileceği konuşuluyor. Böyle bir ortamda Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinde temkinli olması doğal karşılanıyor.
Yabancı yatırımcı Türkiye'ye gelirken sadece yüksek faizi gözüne kestirmiyor. Çıkış esnekliği de onun için önemli. Bu yüzden TL pozisyonlarını kur riskine karşı hedge ediyor. Döviz kurlarında yaşanabilecek ani hareketlere karşı kendini korumak istiyor.
Tahvil ve bono yerine para piyasası fonu tercih etmesinin arkasında ise farklı bir mantık var. Normalde faizlerin düşmesi bekleniyorsa uzun vadeli tahviller daha cazip olur. Faiz düşünce tahvil fiyatları yükselir. Ama piyasa şu an faiz indirimlerinin sınırlı ve yavaş olacağına inanıyor. Uzun vadeli tahvillerin sağlayacağı ekstra kazanç sınırlı görülüyor. Üstelik faizler beklenenden uzun süre yüksek kalırsa uzun vadeli tahviller zarar da ettirebilir. Bu yüzden yatırımcı faiz riskini almak yerine kısa vadeli ve daha düşük riskli para piyasası fonlarını seçiyor.
Aslında bu tercih Türkiye ekonomisi hakkında önemli bir mesaj veriyor. Yabancı fonlar enflasyonun kısa sürede kalıcı düşmeyeceği beklentisi içinde. Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinde acele etmeyeceğini öngörüyor. Küresel belirsizlikler devam ederken yüksek reel faizin korunduğu bir ortamda para piyasası fonlarının cazibesini koruması normal.
Önümüzdeki dönemde yabancı yatırımcıların hangi varlığa yatırım yaptığından çok hangi vadeyi tercih ettiğine bakmak daha faydalı olacak. Seçilen vade, yarının enflasyon ve faiz beklentilerine dair en güçlü sinyallerden birini veriyor.
Piyasa Etki Analizi
Bu gelişme Türkiye piyasaları açısından önemli ipuçları taşıyor. Yabancı fonların kısa vadeye kayması, yüksek faiz ortamının uzun süreceğine dair piyasa beklentisini güçlendiriyor. Bu durum dolar/TL kurunda ani bir çıkış riskini şimdilik düşük tutabilir çünkü carry trade devam ediyor. Ancak bu akışın tersine dönmeye başlaması halinde kurda yukarı yönlü hareketler görülebilir. Para piyasası fonlarının büyüklüğünün 2,8 trilyon TL'ye ulaşması da likidite yönetimi açısından Merkez Bankası'nın işini zorlaştıran bir unsur. Ayrıca yabancıların kur riskini hedge ederek gelmesi, olası bir çıkışta kurda sert bir baskı oluşma ihtimalini azaltıyor ancak tamamen ortadan kaldırmıyor. Yüksek reel faiz süresi uzadıkça carry trade fırsatı devam edecek ancak küresel bir değişiklik ya da enflasyonda ani bir kırılma bu dengeleri hızlıca bozabilir.