Yabancı Sermayenin 2022 Sonrası Yüksek Kârlılık Stratejisi

Yabancı sıcak para yatırımcıları, Türkiye'de son dönemde belirginleşen bir strateji izliyor: kurlar ve faizler arasındaki makastan hızlı kâr elde edip çıkış yapma taktiği. Bu yatırımcılar, ekonominin temel sorunlarından çok, kur kontrolü altında sunulan yüksek faiz kazançlarına odaklanıyor. Enflasyonun yüksek olduğu ortamda bile, kur artışı sınırlı kalırken faiz getirisi cazip olduğunda hızla giriş yapıyorlar. Ancak, kur artışının hızlanacağını sezdiğinde anında çıkarak kârlarını hesabına yazıyor. Durum sakinleşip tekrar yüksek faiz fırsatı gördüğünde geri dönüyor. Bu vur-kaç döngüsü, hem giriş hem çıkış aşamasında kâr sağlamalarına olanak tanıyor.

Bu oynaklık, Türkiye ekonomisinin kırılganlığını kalıcı hale getiriyor ve dengelemek için dış borçlanma maliyetlerini artırıyor. 2023 yılından itibaren etkileri daha yakıcı hissedilmeye başlandı. Özellikle 2025 yılında yabancıların kâr transferi miktarı 32,61 milyar doları bulurken, ülkeye getirdikleri sermaye (doğrudan yatırım ve sıcak para) 28,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yani kâr transferi, gelen kaynağın yüzde 16 üzerinde bir seviyeye ulaştı. Bu tablo, daha önce 1990'lar ve 2001 ekonomik krizleri ile 2009 ve 2018 dönemlerinde de gözlenmişti.

Yabancı sermaye girişleri, hem global finansal koşullardan hem de Türkiye'deki siyasi gelişmelerden aşırı etkileniyor. 2001 IMF programı döneminde artan girişler, krizlerle dip yaptıktan sonra global para genişlemesiyle yeniden yükseldi. Ancak Gezi olayları ve sonrasındaki siyasi kırılganlıklarla sert inişler yaşadı. 2025 yılındaki kâr transferi patlaması, 2023 seçimleri sonrası yüksek faiz politikasına geçilmesiyle sıcak paraya sunulan yeni fırsatların ve siyasi ortamdaki değişimlerin bir sonucu olarak ortaya çıktı. Özetle, yabancılar bu yüksek kârları elde etmelerini hem süregiden ekonomik kırılganlıklara hem de iç politik developmentslara borçlular.

Piyasa Etki Analizi
Bu durum Türk lirası üzerinde baskı oluşturarak döviz kurunda oynaklığı artırabilir. Yüksek kâr transferleri, cari açığı ve dış borcu etkileyerek merkez bankası politikalarını zorlayabilir. Altına yönelik risk iştahı, güvenli liman talepleriyle şekillenirken, Türkiye'deki sermaye çıkışları küresel piyasalarda risk algısını ve para akışlarını etkileyebilir.

Yorumlar (0)

Yorum yazmak ve haberleri beğenmek için lütfen giriş yapın.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

⚠️ Yorumu Şikayet Et

Kapatmak için Esc tuşuna basın.