Günün Konuları (154)
Sanayi politikasında yeni bir yol haritası
Borsadaki Anormal Getiriler ve Olası Manipülasyon Riskleri
Yeşil Jeoekonomi: Küresel Rekabetin Yeni Alanı
Brent petrol, jeopolitik gerilimlerin hafiflemesiyle sert düştü
SpaceX hisselerindeki sert düşüşe Wall Street'ten yeni yatırım aracı
Aramco'dan Asya pazarı için yeni fiyatlandırma planı
Petrol Fiyatları Yükselişe Geçti: Ortadoğu Gerilimi Tırmanıyor
Rusya, tahıl sevkiyatı için gemileri silahlandırmayı planlıyor
Arçelik'te Zarar Serisi Sona Erdi
ABD mortgage faizleri yükselişini sürdürüyor
TCMB'den Yeni Hizmet: Hangi Kurumlarda Hesabım Var?
TEPAV temmuz gıda fiyat verilerini açıkladı
Avrupa'da emekli nükleer santrallerin yeni rolü
Türkiye'nin Latin Amerika ihracatı ilk 6 ayda 2,5 milyar doları aştı
Bakır ve Demir Cevherinde Çin Baskısı Piyasaları Böldü
Yüksek faizler ve enflasyon baskısı Türk bankalarını zorluyor
Merkez Bankası e-Devlet'e yeni bir hizmet ekledi
Yastık altındaki altınlar için yeni dönem: Dijital maden sistemi devreye giriyor
Deutsche Bank'ın ikinci çeyrek bilançosunda beklenenden güçlü sonuçlar
ABD konut fiyatlarında mayıs ayında yıllık artış yüzde 1,1'e ulaştı
Türkiye-Irak ticaretinde yeni hedef: 30 milyar doların üzerine çıkılacak
Rekabetçi bir Türkiye modeli yatırımları nasıl etkiler?
Netflix, İngiltere'de İlk Tercih Sıralamasında BBC'yi Geçti
ABD'de Gıda Fiyatları 50 Yılın Zirvesinde: Enflasyon ve Tüketici Davranışları Değişiyor
Husi Saldırısı Sonrası Aramco Cizan Rafinerisini Kapatma Kararı Aldı
Un ihracatı yüksek rekolteye rağmen düşüşe geçebilir
Sorunun temelinde buğday kalitesi yatıyor. Zamansız yağışlar nedeniyle bu yılki hasatta kaliteli buğday bulunmasında ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Çakmak, kaliteli buğdayın ton fiyatının yaklaşık 18 bin liraya, yani döviz bazında 370-380 dolar seviyelerine çıktığını belirtiyor. Oysa uluslararası piyasalarda buğday 250-280 dolar bandında işlem görüyor. Yani Türk buğdayı mevcut maliyetlerle dış pazarlarda fiyat olarak rekabet edemiyor.
Hasat süreci yüzde 75-80 seviyelerine ulaşmış durumda ve ağırlıklı olarak Kayseri, Sivas ile Doğu Anadolu bölgelerinde devam ediyor. TMO'ya şimdiye kadar yaklaşık 10,5 milyon ton hububat teslim edilmiş. Hasat tamamlandığında bu rakamın 12,5-13 milyon tona ulaşması bekleniyor. Ancak kaliteli buğdayı elinde tutan üreticilerin çoğu sadece borçlarını kapatacak kadar ürün satıyor, geri kalanını depolarında bekletiyor.
Bu durum un maliyetlerini doğrudan artırıyor. Sektör bugüne kadar una yüzde 10-15 oranında zam yaptı. Piyasa şartları aynı şekilde devam ederse bir yüzde 10-15'lik zammın daha gündeme gelebileceği söyleniyor. Yani ekmek ve unlu mamullerde önümüzdeki dönemde fiyat artışı kaçınılmaz görünüyor.
Çakmak, çözüm olarak yüksek proteinli buğday ithalatına kontrollü şekilde izin verilmesi gerektiğini vurguluyor. Dahilde İşleme Rejimi kapsamında da sektörün önünü açacak adımlar atılması gerektiği belirtiliyor. Aksi halde un sanayicileri ne buğdayı hangi fiyata temin edeceğini ne de ihracatı hangi maliyetle yapacağını görebiliyor.
Dünya un ihracat pazarında 12 milyon tonluk bir pastada paylarının yüzde 25'in üzerine çıkarılması hedefleniyor. Siyasi adımlar ve kamu destekleriyle, Afrika ve Arap pazarlarında Rusya ve Mısır gibi maliyet avantajlı ülkelerle rekabet edilebileceği ifade ediliyor.
Piyasa Etki Analizi
Bu haber Türk gıda ve tarım sektörü açısından önemli sinyaller veriyor. Un fiyatlarında yaşanacak olası yeni zamlar, ekmek ve unlu mamul fiyatlarını dolaylı olarak etkileyecek. Türkiye'nin buğday ihracat rakamlarının gerilemesi, tarım ürünleri dış ticaret dengesini ve dolayısıyla cari açığı olumsuz yönde etkileyebilir. Ayrıca un fiyatlarındaki artış, yurt içi enflasyon verilerinde gıda kalemi üzerinden bir baskı unsuru olarak karşımıza çıkabilir. Kaliteli buğday ithalatına izin verilmesi yönündeki çağrılar dikkate alınırsa yakın dönemde hububat ithalat rakamlarında bir artış gözlemlenebilir.