Günün Konuları (276)
İzmir Ticaret Borsası'nda başkanlık dönemi bitiyor
Yükselen petrol fiyatları Japonya'nın büyüme beklentisini düşürdü
Katar, Hürmüz Boğazı riski nedeniyle ABD'den 33 LNG kargosu satın aldı
Japonya, otomobil motorları için gerekli iki önemli metalin tedarik yolunu değiştiriyor
Sanayi politikasında yeni bir yol haritası
Borsadaki Anormal Getiriler ve Olası Manipülasyon Riskleri
Yeşil Jeoekonomi: Küresel Rekabetin Yeni Alanı
Brent petrol, jeopolitik gerilimlerin hafiflemesiyle sert düştü
SpaceX hisselerindeki sert düşüşe Wall Street'ten yeni yatırım aracı
Aramco'dan Asya pazarı için yeni fiyatlandırma planı
Petrol Fiyatları Yükselişe Geçti: Ortadoğu Gerilimi Tırmanıyor
Rusya, tahıl sevkiyatı için gemileri silahlandırmayı planlıyor
Arçelik'te Zarar Serisi Sona Erdi
ABD mortgage faizleri yükselişini sürdürüyor
TCMB'den Yeni Hizmet: Hangi Kurumlarda Hesabım Var?
TEPAV temmuz gıda fiyat verilerini açıkladı
Avrupa'da emekli nükleer santrallerin yeni rolü
Türkiye'nin Latin Amerika ihracatı ilk 6 ayda 2,5 milyar doları aştı
Bakır ve Demir Cevherinde Çin Baskısı Piyasaları Böldü
Yüksek faizler ve enflasyon baskısı Türk bankalarını zorluyor
Merkez Bankası e-Devlet'e yeni bir hizmet ekledi
Yastık altındaki altınlar için yeni dönem: Dijital maden sistemi devreye giriyor
Deutsche Bank'ın ikinci çeyrek bilançosunda beklenenden güçlü sonuçlar
ABD konut fiyatlarında mayıs ayında yıllık artış yüzde 1,1'e ulaştı
Türkiye-Irak ticaretinde yeni hedef: 30 milyar doların üzerine çıkılacak
Citi'den Türkiye enflasyonu için zorlu patika uyarısı
Temmuzda yıllık enflasyon yüzde 31,75 olarak kayıtlara geçti. Bu oran hem piyasa beklentilerini hem de Citi'nin yüzde 32 seviyesindeki tahminini biraz altında kaldı. Fakat Merkez Bankası'nın Enflasyon Raporu'nda ortaya koyduğu tablonun hafif üzerinde kaldığı da bir gerçek. Ulaştırma ve kira gibi kalemlerdeki artışlar beklenenden biraz daha düşük kalınca, işlenmemiş gıdadaki yükselişi dengeledi.
Asıl dikkat çekici nokta çekirdek ve hizmet enflasyonu tarafında ortaya çıkıyor. Çekirdek enflasyon yüzde 30 civarında, hizmet enflasyonu ise yüzde 40 bandında seyrediyor. Bu seviyeler hala çok yüksek ve dezenflasyon sürecinin ne kadar süreceğine dair soru işaretlerini artırıyor.
Orta Doğu'daki krizin ekonomiye olası yansımalarına da dikkat çeken Citi, Merkez Bankası'nın sıkı para politikasını piyasanın beklediğinden daha uzun bir süre boyunca sürdürmesi gerektiğini düşünüyor. Politika faizinin yıl sonunda yüzde 35 seviyesine ineceğini öngörüyorlar ancak yılın ikinci yarısında faiz indirimi için oldukça dar bir alan kaldığını vurguluyorlar.
Önümüzdeki dönemde enflasyonu şekillendirecek başlıca unsurlar gıda fiyatlarındaki oynaklık, sonbaharda giyim grubunda yaşanabilecek yukarı yönlü riskler ve enerji fiyatları olacak. Zayıflayan iç talebin ise hizmet fiyatları üzerinde biraz baskı azaltıcı etkisi olabilir. Yine de yapısal katılıklar ve enerji tarafındaki belirsizlikler nedeniyle Citi, yıllık enflasyonun 2026 yıl sonunda bile yüzde 31,8 seviyesinde kalacağını tahmin ediyor.
Döviz kurundaki mevcut istibrarın enflasyon beklentilerini tek başına kontrol altına almak için yeterli olmayabileceği de raporda belirtiliyor. Sermaye girişlerinin hızı ve dolarizasyon eğilimlerinin Merkez Bankası'nın fonlama yapısıyla uyum sağlamasında belirleyici olacağı ifade ediliyor. Merkez Bankası'nın 13 Ağustos'ta yayınlayeceği üçüncü Enflasyon Raporu'ndan gelecek mesajlar ise faiz beklentileri açısından kritik olacak.
Piyasa Etki Analizi
Citi'nin bu değerlendirmesi piyasalar açısından birkaç önemli mesaj barındırıyor. Önce enflasyonun yapısal nedenlerle uzun süre yüksek kalacağının altı çiziliyor. Bu durum Merkez Bankası'nın faiz indirimi konusunda daha temkinli hareket etmesine yol açacak gibi görünüyor. Yılın ikinci yarısında faiz indirimi beklentisinin oldukça sınırlı kalması, bono faizlerinde ve tahvil piyasasında yukarı yönlü baskı anlamına gelebilir. Döviz cephesinde ise kurda kalıcı bir düşüşün zorlaşacağı, enflasyonla mücadeleye bağlı olarak para politikasının uzun süre sıkı kalacağı mesajı piyasalara verilmiş oluyor. Altında ise yüksek enflasyon ve gerçek getirilerin negatif seyretmesi, TL cinsi altın talebini canlı tutmaya devam edecek bir tabloyu destekliyor.