Günün Konuları (154)
Avrupa'da doğalgaz fiyatları geriledi ama kış riski hala masada
Kuresel hisse fonlarina 11 haftadir para girisi durmuyor
ABD istihdam verisi hayal kırıklığı yarattı, dolar çöktü altın fırladı
3 milyon liranın 32 günlük getirisi bir hemşirenin maaşını geçti
Bulgaristan'da leva tarihe karışıyor: Tamamen euroya geçiş süreci başlıyor
Altın haftanın en güçlü yükselişine doğru ilerliyor
Goldman Sachs: Yen için yapılan ortak müdahale doların rezerv para statüsünü tehlikede bırakmıyor
Yabancı Yatırımcı Borsada Satıcı Tarafa Geçti
TPAO Karadeniz'deki petrol arama ruhsatının süresini uzattı
Prof. Dr. Kamil Yılmaz'dan altın, kur ve sanayi sektörüne ilişkin kritik uyarılar
Şirketlerin Finansman Sıkıntısı Halka Arz Kapılarını Aralıyor, Borsaya Yeni Hisseler Geliyor
Euro Bölgesi'nde perakende satışlar beklentilerin altında kaldı
Türkiye Irak ile petrol boru hattı anlaşmasında yeni detaylar ortaya çıktı
Borsa bugün yükseldi, en çok bu sektör kazandırdı
Altın kilogram fiyatı yüzde 2,2 yükseldi
IMF Suriye ekonomisindeki toparlanmayı değerlendirdi
Enerji yatırımları mevzuat riskleri ve maliyet baskısı altında sıkıştı
Un ihracatı yüksek rekolteye rağmen düşüşe geçebilir
Fed Başkanı Warsh eylül toplantısında faiz artırıma hazırlanıyor
Bakan Şimşek'ten ekonomide mali disiplin ve istikrar mesajı
Yabancı yatırımcı Türk hisselerinden çıkmaya devam ediyor
Altın Fiyatlarında Yeni Yükseliş Dalgası Başlıyor
Yabancı fonlar neden Türk Lirası'nda kısa vadeye yöneldi?
Altın stokunda 5 aylık kayıp 155 milyar dolara ulaştı
Citi'den Türkiye enflasyonu için zorlu patika uyarısı
Temmuzda yıllık enflasyon yüzde 31,75 olarak kayıtlara geçti. Bu oran hem piyasa beklentilerini hem de Citi'nin yüzde 32 seviyesindeki tahminini biraz altında kaldı. Fakat Merkez Bankası'nın Enflasyon Raporu'nda ortaya koyduğu tablonun hafif üzerinde kaldığı da bir gerçek. Ulaştırma ve kira gibi kalemlerdeki artışlar beklenenden biraz daha düşük kalınca, işlenmemiş gıdadaki yükselişi dengeledi.
Asıl dikkat çekici nokta çekirdek ve hizmet enflasyonu tarafında ortaya çıkıyor. Çekirdek enflasyon yüzde 30 civarında, hizmet enflasyonu ise yüzde 40 bandında seyrediyor. Bu seviyeler hala çok yüksek ve dezenflasyon sürecinin ne kadar süreceğine dair soru işaretlerini artırıyor.
Orta Doğu'daki krizin ekonomiye olası yansımalarına da dikkat çeken Citi, Merkez Bankası'nın sıkı para politikasını piyasanın beklediğinden daha uzun bir süre boyunca sürdürmesi gerektiğini düşünüyor. Politika faizinin yıl sonunda yüzde 35 seviyesine ineceğini öngörüyorlar ancak yılın ikinci yarısında faiz indirimi için oldukça dar bir alan kaldığını vurguluyorlar.
Önümüzdeki dönemde enflasyonu şekillendirecek başlıca unsurlar gıda fiyatlarındaki oynaklık, sonbaharda giyim grubunda yaşanabilecek yukarı yönlü riskler ve enerji fiyatları olacak. Zayıflayan iç talebin ise hizmet fiyatları üzerinde biraz baskı azaltıcı etkisi olabilir. Yine de yapısal katılıklar ve enerji tarafındaki belirsizlikler nedeniyle Citi, yıllık enflasyonun 2026 yıl sonunda bile yüzde 31,8 seviyesinde kalacağını tahmin ediyor.
Döviz kurundaki mevcut istibrarın enflasyon beklentilerini tek başına kontrol altına almak için yeterli olmayabileceği de raporda belirtiliyor. Sermaye girişlerinin hızı ve dolarizasyon eğilimlerinin Merkez Bankası'nın fonlama yapısıyla uyum sağlamasında belirleyici olacağı ifade ediliyor. Merkez Bankası'nın 13 Ağustos'ta yayınlayeceği üçüncü Enflasyon Raporu'ndan gelecek mesajlar ise faiz beklentileri açısından kritik olacak.
Piyasa Etki Analizi
Citi'nin bu değerlendirmesi piyasalar açısından birkaç önemli mesaj barındırıyor. Önce enflasyonun yapısal nedenlerle uzun süre yüksek kalacağının altı çiziliyor. Bu durum Merkez Bankası'nın faiz indirimi konusunda daha temkinli hareket etmesine yol açacak gibi görünüyor. Yılın ikinci yarısında faiz indirimi beklentisinin oldukça sınırlı kalması, bono faizlerinde ve tahvil piyasasında yukarı yönlü baskı anlamına gelebilir. Döviz cephesinde ise kurda kalıcı bir düşüşün zorlaşacağı, enflasyonla mücadeleye bağlı olarak para politikasının uzun süre sıkı kalacağı mesajı piyasalara verilmiş oluyor. Altında ise yüksek enflasyon ve gerçek getirilerin negatif seyretmesi, TL cinsi altın talebini canlı tutmaya devam edecek bir tabloyu destekliyor.