Günün Konuları (154)
Temmuzda ihracat rekor kırarken dış ticaret açığı da büyümeye devam etti
Temmuz ayi enflasyon rakamlari aciklandi, yillik enflasyon yuzde 31,75 oldu
temmuz ayı üretici enflasyonu verileri açıklandı
Yapay zeka çiplere talebi patlattı, RAM fiyatları 6 kat fırladı
Bakan Şimşek'ten temmuz enflasyonu sonrası dezenflasyon değerlendirmesi
Imalat sanayinde daralma temmuzda da devam etti ancak bazi sinyaller umut veriyor
Temmuzda dış ticaret açığı yüzde 14 arttı
Altın, petroldeki düşüşle haftaya yükselişle başladı
ABD ve Japonya'dan Koordineli Yen Müdalesi Onaylandı
Yapay zeka becerisi artık işe giriş kapısını belirliyor
Alibaba'nin yeni yapay zekâ modeli Qwen3.8-Max tanıtıldı: 2.4 trilyon parametre, 16 günlük büyük yazılım projesi testi
ENAG temmuz ayi enflasyon verilerini acikladi
ABD-İran görüşmelerinin başlayacak olması petrolde sert düşüş getirdi
borsada servetin yuzde 80'i 30 bin kisinin elinde: 7 milyon kucuk yatirimci yem mi oluyor
Rekabet Kurumu ilaç sektörü raporunu tamamladı: Fiyatlandırma ve dağıtım süreçleri mercek altında
OPEC+ ülkeleri eylülde üretimi günlük 188 bin varil artıracak
Halka arz endeksi temmuz ayında ilk kez negatife döndü
Bakıra Doğru Büyük Kayış: Madencilik Devleri Strateji Değiştiriyor
IMF raporu küresel ekonomide güç dengeleri nasıl değişiyor
Suudi Arabistan ile ABD arasinda nukleer isbirligi anlasmasi imzalandi
Esnafa verilen kredilerin limitleri ve vadeleri artırıldı
Vergi denetimlerinde yeni dijital sistem: İnceleme öncesi düzeltme imkânı geliyor
Arsa satışları tüm gayrimenkul satışlarının yüzde 40'ına ulaştı
Ticaret bakanından yeni kredi limitleri ve vadeleri
Sanayi Ürünlerine Yapılan Denetimlerde Rekor Ceza Uygulandı
Faizsiz ev ve araç alımına yeni sınırlama geliyor
Düzenlemenin 1 Ekim 2026'da yürürlüğe girmesi öngörülüyor. Yeni kurala göre bir kişi en fazla iki sözleşme yapabilecek. Bunlardan biri taşıt finansmanı, diğeri ise konut veya çatılı iş yeri finansmanı olacak. Yani toplamda iki aktif sözleşme ile sınırlı kalınacak.
Sadece sözleşme adedi değil, kullanılabilir finansman tutarları da bir üst bareme bağlanacak. Taşıt finansmanı için azami tutar 6 milyon 250 bin TL, konut veya iş yeri finansmanı için ise 62 milyon 500 bin TL olarak belirlenecek. Bir kişinin tüm sözleşmelerinin toplamı ise 62 milyon 500 TL'yi geçemeyecek.
Bu sistemde katılımcılardan toplam finansman tutarının yüzde 7'si oranında hizmet bedeli alınıyor. Tapu harcı, ipotek bedeli ve noter ücreti gibi yasal giderler ise ayrıca ödeniyor. Finansman hakkına kavuşabilmek için birikimin toplam tutarın yüzde 45'ine ulaşması gerekiyor. Bu yüzde 45'lik birikim 6 ayda tamamlanırsa kalan yüzde 55'lik kısım katılımcıya hemen veriliyor. Ancak bu süreç 24 veya 36 aya kadar da uzatılabiliyor.
Örnek üzerinden gidelim: Peşinatsız 1 milyon TL'lik bir araç için yüzde 7 hizmet bedeliyle 70 bin TL ödeniyor. 60 aylık taksit seçeneğinde yüzde 45'lik birikim 27'nci ayda tamamlanıyor ve ardından finansman şirketi kalan tutarı karşılıyor.
Sistemin en büyük riski yüksek enflasyon ortamında ortaya çıkıyor. Uzun vadeli birikim sürecinde paranın reel değeri düşüyor ve alınmak istenen araç veya konutun fiyatı hızla yükseliyor. Bu yüzden yüzde 45'lik birikimin 6 ay içinde tamamlanması çok daha avantajlı görünüyor.
Bir diğer detay ise katılım bankalarıyla arasındaki fark. Katılım bankalarında aylık ortalama yüzde 2,5 kâr payı uygulanırken, tasarruf finansman şirketlerinde araç ya da konut teslim edilene kadar yatırılan taksitlere hiçbir kâr payı ödenmiyor. Biriken para bu süreçte sadece anapara olarak korunuyor.
Piyasa Etki Analizi
Bu düzenleme doğrudan döviz veya altın piyasalarını etkilemese de dolaylı bazı sonuçları olabilir. Kısıtlama getirilmesi, faizsiz finansmanla ev ve araç almayı planlayanları banka kredilerine yönlendirebilir. Banka kredilerine olan talebin artması kredi faizlerinde yukarı yönlü baskı yaratabilir. Ayrıca 62,5 milyon TL'lik üst limit, gayrimenkul piyasasında belirli bir fiyat bandının üzerindeki işlemleri tasarruf finansman sistemi dışına itebilir. Bu da lüks segment konutlarda talep kaymalarına yol açabilir. Yüksek enflasyon ortamında ise uzun vadeli birikim yapan katılımcılar ciddi reel kayıplarla karşı karşıya kalabilir ve bu durum sistemden çıkışları hızlandırabilir.