Günün Konuları (154)
Iran Petrol Satislarinda Son 4 Ayda 11 Milyar Dolaras Ulasildi
AB'nin 2 Trilyon Euroluk Kamu Alım Pazarında Türk Firmalarına Yeni Kapı
Bölgesel asgari ücret uygulamasına sendikalardan sert itiraz
Rusya ihracatı durdurdu, motorin fiyatları panikle yükseliyor
Siyasi Çıkmaz ve Bölgesel Kalkınma: Yatırımcılar İçin Bir Farkındalık Analizi
Nükleer Enerjinin Sanayi Rekabet Gücü Üzerindeki Stratejik Rolü
Borsadaki yüzde 60'ı aşan çıkış serileri cazip görünse de fiyat kazanç oranları uyarıyor
Enflasyon Beklentileri Yatırımcılar İçin Hedeflerin Çok Üzerinde: Altın ve Döviz Piyasaları İçin Ne Anlama Geliyor?
Avrupa'nın Korumacı Politikaları Türk Şirketlerinin Önünde Yeni Engeller Yaratıyor
Petrol Fiyatlarında Olası Düşüş Sinyali: Jeopolitik Gerilimde Yeni Bir Sayfa
Küresel Finans Kurumlarından 2026 Altın Fiyat Tahminleri: Uzun Vadeli Yükseliş Trendi Beklentisi
altın için 2026 senaryoları: uzmanlar 6 bin doları işaret ediyor
Fed'in temmuz toplantısı öncesinde enflasyon verileri ve Orta Doğu gerilimi piyasaları karşı karşıya getiriyor
Putin, Rus gemilerine el koyma girişimlerine misilleme emri verdi
İran'dan ABD'ye Geçici Ateşkes Mesajı
ABD gümrük vergileri sanayi metallerinde küresel akışları yeniden şekillendiriyor: Yatırımcılar için fırsat ve riskler
Japonya'nın dev yatırım planı yen'de volatilite yaratabilir
Suriye ile ticarette güçlü büyüme trendi ve gümrük engelleri
Katılım Sigortacılığı Pazarında Hızlı Büyüme Sürüyor
Rus gazı Avrupa'da fiyat bölünmesi yarattı
Fed Kararı Öncesi Kritik Bekleyiş: Tek Risk Odak Noktasına Dönüştü
TÜRK-İŞ, bölgesel asgari ücret fikrine karşı çıkıyor: Asıl hedef ‘insanca yaşanabilecek’ bir ücret olmalı [ICERİK] TÜRK-İŞ Yönetim Kurulu, gündemdeki bölgesel asgari ücret tartışmalarını eleştirdi. Yapılan açıklamada, bu tür girişimlerin iyi niyette
Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nda Değişim Çağrısı ve Bölgesel Ücret Tartışması
Aile ve Nüfus Politikalarında On Yıllık Vizyon Belgesi Hazırlandı
Mevduat faizleri güncellendi: 5 Milyon TL'nin aylık getirisi belli oldu
Un ihracatı yüksek rekolteye rağmen düşüşe geçebilir
Sorunun temelinde buğday kalitesi yatıyor. Zamansız yağışlar nedeniyle bu yılki hasatta kaliteli buğday bulunmasında ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Çakmak, kaliteli buğdayın ton fiyatının yaklaşık 18 bin liraya, yani döviz bazında 370-380 dolar seviyelerine çıktığını belirtiyor. Oysa uluslararası piyasalarda buğday 250-280 dolar bandında işlem görüyor. Yani Türk buğdayı mevcut maliyetlerle dış pazarlarda fiyat olarak rekabet edemiyor.
Hasat süreci yüzde 75-80 seviyelerine ulaşmış durumda ve ağırlıklı olarak Kayseri, Sivas ile Doğu Anadolu bölgelerinde devam ediyor. TMO'ya şimdiye kadar yaklaşık 10,5 milyon ton hububat teslim edilmiş. Hasat tamamlandığında bu rakamın 12,5-13 milyon tona ulaşması bekleniyor. Ancak kaliteli buğdayı elinde tutan üreticilerin çoğu sadece borçlarını kapatacak kadar ürün satıyor, geri kalanını depolarında bekletiyor.
Bu durum un maliyetlerini doğrudan artırıyor. Sektör bugüne kadar una yüzde 10-15 oranında zam yaptı. Piyasa şartları aynı şekilde devam ederse bir yüzde 10-15'lik zammın daha gündeme gelebileceği söyleniyor. Yani ekmek ve unlu mamullerde önümüzdeki dönemde fiyat artışı kaçınılmaz görünüyor.
Çakmak, çözüm olarak yüksek proteinli buğday ithalatına kontrollü şekilde izin verilmesi gerektiğini vurguluyor. Dahilde İşleme Rejimi kapsamında da sektörün önünü açacak adımlar atılması gerektiği belirtiliyor. Aksi halde un sanayicileri ne buğdayı hangi fiyata temin edeceğini ne de ihracatı hangi maliyetle yapacağını görebiliyor.
Dünya un ihracat pazarında 12 milyon tonluk bir pastada paylarının yüzde 25'in üzerine çıkarılması hedefleniyor. Siyasi adımlar ve kamu destekleriyle, Afrika ve Arap pazarlarında Rusya ve Mısır gibi maliyet avantajlı ülkelerle rekabet edilebileceği ifade ediliyor.
Piyasa Etki Analizi
Bu haber Türk gıda ve tarım sektörü açısından önemli sinyaller veriyor. Un fiyatlarında yaşanacak olası yeni zamlar, ekmek ve unlu mamul fiyatlarını dolaylı olarak etkileyecek. Türkiye'nin buğday ihracat rakamlarının gerilemesi, tarım ürünleri dış ticaret dengesini ve dolayısıyla cari açığı olumsuz yönde etkileyebilir. Ayrıca un fiyatlarındaki artış, yurt içi enflasyon verilerinde gıda kalemi üzerinden bir baskı unsuru olarak karşımıza çıkabilir. Kaliteli buğday ithalatına izin verilmesi yönündeki çağrılar dikkate alınırsa yakın dönemde hububat ithalat rakamlarında bir artış gözlemlenebilir.